Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
  Yunus Emre
Pir Sultan Abdal
Köroğlu
Erzurumlu Emrah
Dadaloğlu
Aşık Veysel
 
     MAKALELER                                             
    HÜSEYİN  DURMUŞ  
 

         
          
Selam Dostlarım;

           Selam dostlarım, nasılsınız, neler yapıyorsunuz, işleriniz ne alemde can dostlarım? Bana hiç sormayın, benim eski tas eski hamam gibi neredeyse biliyor musunuz.! Bu da ne demek diyeceksiniz. Aslında yerimde saymıyorum. Tüm aksiliklere karşın yinede bir arpa boyu yol aldığımı söylersem kimse gülmesin. En azından ilerleme var  değil mi? Yerinde saymamış ve ya geriye doğru gitmemiş. En azından iyimserlikler yönüyle bir arpa boyu ilerlediğimi görmek de mümkün can dostlarım.

            Evet... Baharın sıcaklığını  duyup bir de dışarıda güneşin altında kavrulurken aklıma bir şeyler geldi. Atalarımız ne demiş; “ Bugünün işini yarına bırakma.”  Eğer bugünün işi yarına kalırsa o zaman da dostlarım  hani bir işe yetişmek, bir yere varmak ve ya bir yerden bir şeyler almak için gidersiniz ve oraya vardığınızda ise siz ne yazık ki eski tembellikleriniz ve beceriksizlikerinizle hep sondasınızdır. Aynen; “ sona kalan dona kalır.” Dedikleri gibi elalem deveyi hamutuyla yutarken size olmayan nalların toplaması kalır. Türk milleti olarak, olduk olası hep yapacağımız işlere geç kalırız ve vurdum duymaz oluruz. Allaha şükür bir savaş meydanında üstümüze  hiç bir ulus üstünlük sağlayamadı. Ancak meydanda yenilip masaya oturunca işler değişiyor, O savaş meydanındaki başarı masaya yansımıyor bir türlü. Bir de erkeklik taslama ve kabadayılıkta üzerimize yok dostlarım. Kadınlarımıza hakaret konusunda ise Allaha şükür üstümüze yok. Bir de; “ Kadının karnından sıpayı, sırtından da sopayı asla eksik etme.” derler kendilerini sözüm ona erkek sanan sahte erkek müsveddeleri. Başka kadınlara gidecekler ya, kendi hanımlarının da kendilerini aldatmamaları için hamile bırakmak için uğraşırlar daima. Bu nasıl adalet ve nasıl bir kadına bakış açısı ise.... 

              İşler sadece burada kalsa neyse. Konuşulacak o kadar çok konular var ki değerl dostlarım. Şimdi bahar mevsimi iyice yaklaştı. Gençlerimiz tatlı hülyalar içerisinde aşkı pembe rüyalarında yaşıyorlar. Orta yaşlılar ile ikinci baharındakilerin aşkı yaşaması ise bambaşkadır sanırım. Ben de ikinci baharının aşkını yaşayanlardan biri olarak; yaşadığım aşkı ölümüne yaşıyor ve ölümüne olsun diyorum. Ama unutmayalaım ki, yaşamımızda hayallere değil gerçeklere yer verelim. İşlerimizi aksatmayalım. Çocuklarımızın eğitimlerine bu dönemde çok dikkat edelim. Üniversiteye hazırlanan genç kızlarımızın, delikanlılarımızın bu bahar aşık olma, maşukluklarla uğraşma dönemi olamaz. Şunun şurasında ne kadar kaldı kiiii hazirandan sonra istediği kadar aşkını ilan etsin, şimdi değil dostlar, kardeşlerim. Anne babalar da bu arada sinirlerine hakim olsunlar ve gelecek için ter döken çocuklarına bağırmasın, onları korkutmasın, onlara bu seferine bu işi başaramazsan başka hakkın yok diyerek tehditler savurmasınlar asla. Olmaz mı can dostlarım. “En iyi yapılan yatırım, insana yapılan yatırımdır.” Sözünü duymayan varsa şimdi benden duymuş oldu. Çocuklarımıza yaptığımız yatırım çok önemlidir. Bu yatırımı en iyi şekilde yapan anne ve babalara şimdiden teşekkür ederim can dostlarım.

               Her neyse canlar. Aşık olun, aşkı yaşayın, mutlu olun, mutluluğu mutlaka yakalayın. Eşlerinizle geçireceğiniz o en güzel ve en mutlu anları bir daha tekrar getiremeyecek olduğunuzu düşünerek eşlerin bir birlerine saygılı, öz verili davranmasını isterim. Ailede sevgi ve saygınızı eksit etmeyin. Kızınıza ve ya hanımınıza “Eksik etekli değil misin; ne akıl var ne düşünce. Çocuk doğurmaktan başka ne işe yararsınız.” demeyin asla olmaz mı erkek geçinen, kendini erkek sanan kişiler. Haydi tam ve gerçekçi bir şekilde davranında sizlere sahte kar erkek müsveddeleri demeyelim hani. Erkeklerin yüz karası olmayın olmaz mı? Hani ne demişler; “ Ağır olda molla desinler, iyi otur ki adam sansınlar, konuşmasını bilki efendi desinler, davranmasını bil ki, senden bir şeyler öğrensinler.” değil mi? 

               Sözü fazla uzatmak istemiyorum dostlarım. Yüzünüz güleç, umutlarınız daim, geleceğiniz mutluluk ve başarılarla dolu olsun efendim. Sağlıcakla kalın.

                                                                      A........ 12.04.2007
                                                                      Hüseyin  DURMUŞ

 

 
 
                                                                                                 Ana Sayfa  
     
   
 

    

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi