Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra Durmuş
Gülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
  
    MAKALE   
    SAMİYE SEZEN SAYIN  
 

   
            SENİ  SEVİYORUM ÖĞRETMENİM 

Geçmişi, üstüme bir yorgan gibi örtmek, altında derin ve soluksuz bir uykuya dalmak istiyorum. Geçmişin özlemiyle geleceğin yaşanacakları arasında demlenen bir yaşamı  tüm yalınlığı ile çizmek  istiyorum. Her geçen gün özlemini duyduğum, yeri doldurulamayan, katıksız ve sınırsız sevgiyi; darda kaldığımda imdadıma yetişen, fikirlerine sarıldığım, kollarında huzur bulduğum öğretmenimi   arıyorum. Zaman tünelinde çocuksu duyguların en yoğun olduğu ilkokul yıllarımda biraz soluklanmak  istiyorum
            Öğretmenim; sizi tanıdığımız ilk günü söz vermiştiniz bize: Bizi hiç bırakmayacaktınız. Elimizi tutup, başımızı okşayışınız, sımsıcak gülüşünüzle ürkekliğimiz heyecanımız kaybolmuştu.Sarmaş dolaş olmuştuk. İlk heceyi, ilk sözcüğü ilk cümleyi okuyuşumuz, ilk müsameremizi sergileyişi mizdeki heyecanı, gözlerinizdeki pırıltıyı nasıl  unuturum. Bir sevgi yumağı oluşturmuştuk yıllarca. Ya sonra ?..
             Ben hiç unutmadım, bilmem hatırlar mısın öğretmenim? Sınıfımızın en sessiz kızı Özlem,  acılar içerisinde bir gün kıvranıyordu. Yardımına ilk  koşan, siz oldunuz. Hastane kapısında sabahladınız.En çok siz üzülmüştünüz günlerce ağlamıştık, dua etmiştik sonra da sevinci yaşamıştık
            Çocuksu yüreğimize bir gün gibi doğdunuz; bu vadide hiç batmayan güneşimiz oldunuz .Bizler, size söz verdiğimiz gibi öğrenciler olduk. Ama siz, sözünüzde durmadınız öğretmenim… Bizi bırakıp gittiniz.. O küçücük yüreğinize bizi beş  sene sığdırdınız .Yeri geldi bizimle güldünüz bizimle ağladınız, ilklere bizimle imza attınız. Sonra çekip gittiniz… Sonraları yerini, senin tadında biri aldı; gönlüm  onda  da  kaldı.
             Nasıl unuturum seni öğretmenim ? Köyden gelmişim, kentli içine  karışmışım.Yol bilmem yordam bilmem.Yüzüm kızarır bozarır .Kem küm edip, iki lafı bir araya getiremem. Göz göze gelmekten korkarım. Her sınıfa girişinde heyecandan dilim tutulur, beni görmemen  için yalvarırdım Allahım’a.. Ama sen, hep beni görürdün. Hep beni tahtaya kaldırırdın. Her seferinde de azar işitir yerime otururdum.
            Bir gün beni kötü yakaladınız. Sessiz kaldınız. Utancımı içime gömdüm. İkincisinde  yaptın yapacağını öğretmenim! Tahtaya kalktığımda “Ceketinin önünü ilikler misin“ demiştin. Anlam verememiştim. Düğmeleri yoktu ki ceketimin ilikleyeyim.
           -Annen dikmiyorsa sen dik, elin iğne iplik tutmuyor mu ? ”Demiştin. Yerime otururken, “teneffüste yanıma gel” demiştin. Beni odaya almıştın, elime de iğne ve iplik vermiştin. Hadi dik şu düğmelerini demiştin. İğne bana ben de iğneye uzun uzun bakmıştım, sanki ilk kez görüyordum Gerçekten o zamana kadar elime iğne iplik almamıştım. Ne kadar zaman geçti bilmiyorum. İğne ve ipliği elimden alıp dikmiştiniz, nereden  bulduğunuzu bilmediğim  düğmeleri. Bir yandan da beni konuşturuyordunuz. -Annen görse mutlaka dikerdi “diye. Sözcüklerin dudaklarımdan nasıl döküldüğünü bilmiyorum ama  -Annem yok ki diksin, ben bir evde,  bir oda da kalıyorum köyden geldim, okumak için  kimsem yok demiştim. O gün orada ömrümce unutamayacağım bir sevginin atılışını gördüm. Öğretmenim benim düğmemi dikmişti. İlk kez birisi benim için bir şey yapmıştı. Sonraları en çok sevdiğim öğretmenim oldun, ben  de evinin davetsiz misafiri oldum günler boyu. .Derler ya sevinçle üzüntü  gece ve gündüz gibidir. Sevinci de üzüntüyü de  böyle yaşadık. Her ne kadar bizleri ayrım yapmadan sevmeye çalışsan da Fatişi bir başka seviyordun, bunu biliyorduk .Fatişin  Karadeniz’in azgın sularına; baharında yenik düşmesini kabullenemedin, günlerce sustun biz de sustuk sizinle birlikte. Acısı ve yokluğu yüreklerimizi dağlamıştı. Ayrılıklar, acılar ve sevinçler her geçen gün bizi bir birimize bağlamıştı. Hep tek yürektik, dizelerde ki gibi.
         “Hiç kimse bir ada, kendi başına bir bütün değildir.
           Her insan kıtanın, bir parçası, BÜTÜNÜN bir bölüğüdür”
          Bu tılsımın bir gün bozulacağı hiç aklımdan geçmezdi. Söz vermiştiniz. Bundan sonra beraberiz, bu yolları birlikte yürüyeceğiz diye. Siz de bırakıp gittiniz  ÖĞRETMENİM, tıpkı yıllar gibi geri gelmemek üzere. Yeriniz hala boş inanın! Sizi çok sevmiştim öğretmenim çok!
            Geçmişle gelecek arasında bir köprü  olmuştu lise yıllarım. Nasıl unuturum. Nihal Öğretmenimi Ayten öğretmenimi  Hele Sümer öğretmenimi…
             Sınıfta en çok alan savunması yapardık, Günler boyu Nedim ‘mi Fuzuli’yi Aşık Veysel’i tartışır aşktan dem vururduk. Siz hep forvet oyuncusu olurdunuz, biz hep orta sahada koşardık .Düşünce denizinde, beyin fırtınası oluştururdun, sizinle boğuşurduk, güzel söylemeyi, güzele ulaşmayı, amaçlardık savrulurduk sınıf içinde dört bir yana .Hücum başlatırdık sağ kanattan, siz hep sol kanattan şut çekerdiniz.Yeni bir sanat mı, yöntem mi, karakter mi tür mü, diye… Gelir giderdik dakikalar boyunca, zil çalınca nefes alırdık; yorgun düşerdik inandıramazdık sizi… Düşünce ve duygu yalınlığının med- cezirlerini yaşardık çarpıcı  zamanlarda. Çalıkuşu’nu,Yabanı, Ahmet Hamdi ‘yi Orhan Veli’yi sizinle sevdik, bir solukta okuduk. Kahramanlardan biri olduk soluksuz okuyuşlarımızda.. Kitaplarla dost olmayı, kitap denizinde yüzmeyi seninle öğrendik öğretmenim.
            Biliyorum, yaşam düz bir çizgi değildi; hele siyah beyaz hiç olmadı. Yaşam mücadelem bundan sonra daha da çetin geçti. Bulanık sularda balık avladık, güneşli havalarda kumsalda güneşlendik. Hayat  yolunda rehberimiz oldunuz.
           Voltaire’ nin dediği gibi ”Hayat tarlasına ne ekersen onu biçersin “ benim tarlamda  sizin verdiğiniz ışıkla, hasat mevsimi  yirmi yedi  yıl önce başladı . Hala devam ediyor.Yaşamın renklerini soldurmamak için her gün yeniden doğuyorum günle birlikte ÖĞRETMENİM        
                                               
                                                 Samiye SEZEN- SAYIN 
                                                     18/11/2005 BURSA    

   

 
     Ana Sayfa                                                                 
     
   
 

        

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 


SICACIK BİR İLGİ,

GÜLER YÜZLER,
SADECE HİZMET,

GÖRMEK   İÇİN
BUYURUN
BİZ
YAVUZ OPTİK
EMRİNİZDE
LÜTFEN
SİZLERDE
GÜLER MİSİNİZ!

Adres:İstasyon Cad..No.44
SÖKE
0256 518 48 83
 

 
     
  Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi