Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
    
  MAKALELER  
  HÜSEYİN  DURMUŞ  
 

       
         
                                                                       Davutlar 30.09.2006

                            SEVDA TÜRKÜSÜ

            Bir sevda türküsü söylemek. Gönülden, derinden, ta içeriden kendiliğinden gelen bir sevda türküsü söylemek, ne dersiniz? Hem de en güzel sevdanın, en güzel aşkın, en güzel duyguların türküsünü söylemek. Gönül gözüyle sevip, hiç karşılaşmayan, sadece telefondan sesini duyduğum esmer güzeli ölesiye sevmek ve aşık olmak! İnanın bu aşkın, bu sevdanın başlangıcı o kadar ilginç oldu ki, üstüne üstlük esmer güzeli görmeden inanın öyle bir kabullendim ki, bu sevdanın türküsü ileride çok söylenecek. Evet bu esmer güzelini sevdiğim için, onun için bir türkü yazacağım can dostlarım.
           Dostlarım o kadar mutluyum, o kadar sevdalıyım, o kadar aşığım ki… Bu aşk, bu sevda ne dostlara inat, ne de doğaya inat. Bu inanın öyle bir sevda ki canlar; sevgiye susamış, aşka susamış, sevdaya susamış, aşka susamış, özlemlere susamış, bir sevda diyebilirim sizlere. Görmeden, kucaklaşmadan, koklaşmadan, sadece gönül gözüyle görerek ve hissederek aşık olduğunuz birine gerçekten inanmak, ona güvenmek, onun özlemiyle kavrulmak, sözlü anlatımlarda en önemli olanın beklemek, güvenmek ve sadakatin konuşulduğu o anlarda sadece onu binlerce kilometrelerce uzakta olması bile bu aşkın bu kadar hızla alevlenmesine engel olunamayacağını bütün dost ve düşmanların bilmesini isterin canlar. Ben esmer güzelimi seviyorum. İnanın öyle bir seviyorum ki esmer güzelimi, bir sözcük ile başlayan o anki gelişen duyguların inanın anlatılması bile olamaz. O anı, işte aşık oluyorum dediğiniz anı sadece yaşayarak hisseder ve duyabilirsiniz. Bunu yaşayanlar sanırım beni çok iyi anlayacaklardır. Bu öyle bir sevda türküsü olacak ki,  inanın dilden dile, gönülden gönüle söylenen bir aşk olacak. Ve ben gerçekten aşık oldum.

           Hani insanlar için bazı olaylar, bazı durumlar birer vesile olur ve o andan itibaren önüne geçemeyeceğiniz gelişmeler başlar. Benim esmer güzele bu kadar aşık olmam, onu bu kadar yanımda hissetmeye neden olan bir durum vardı. Hani başlangıcın bir müsebbibi vardır derler. Benim de esmer güzeline aşık olmama nedenim aslında çok… Aslında sözü de uzatmak istemiyorum.

          Evet.. Aşık olduğum, aşık olmaya başladığım esmer güzelinin bir trafik kazası geçirmesi sonucunda onun o kaza anındaki yaşadığı tüm durumu inanın aynı anda ben de yaşadım. Hem de kazayı yaptığı saatin aynı zaman diliminde bana da bir şeyler oldu. İçim sanki çıkacakmış gibi oldum. Bütün vücudumu bir sıkıntı sardı. Zor nefes alıyorum, kendimi evden dışarıya atmak istiyorum ama bir türlü de yapamıyorum. Evet dostlarım. Bir kazanın da hızlandırdığı, duaların ve turnaların kanadında filizlenmiş bir aşkın söylenen türküsü olacak bu aşk. Sevmenin sevilmenin tadına biraz da kıskançlık olunca; inanın bu sevdanın türküsüne siz bile inanamayacak güzelliklerin en güzel duygularla anlatılmasına şaşıracaksınız. Şaşıracaksınız dostlarım. Çünkü bu aşk internetten ve internet kanalıyla bir radyo yayını ile başlayan esmer güzeli ile benim aşkım dostlarım. Esmer güzelim benim biricik aşkım, “ O ” benim biricik doktorum.

           Gerçekten benim bile hızına yetişemediğim, öyle bir hızla gelişen durum ki bu aşk, can dostlarım şaka değil aşığım ve gönül gözüyle aşığım biricik esmer güzelime. Bu sevdayı hem radyodan ve hem de yazılanlardan daha iyi anlayacaksınız ve bizim aşkımız inanın Yusuf ile Zeliha’yı,  Leyla ile Mecnun’u  aratmayacak güzellikte geçecek ve ben gerçek aşkı yaşayacağım esmer güzelimde.

           Ne diyebilirim ki… Hani ne demişler masalı anlatanlar; gökten üç elma düştü, biri prensese, biri prense, diğerini de tüm dinleyenlere attık. Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine olacak inşallah bu esmer güzeli aşkım can dostlarım.
          Kalın sağlıcakla.

                                                                                  Hüseyin DURMUŞ     

 
  ANA  SAYFA  
     
   
 

    

 
     
 

 
     
         
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi