| |
Davutlar
30.09.2006
SEVDA TÜRKÜSÜ
Bir sevda türküsü söylemek. Gönülden, derinden, ta
içeriden kendiliğinden gelen bir sevda türküsü
söylemek, ne dersiniz? Hem de en güzel sevdanın, en
güzel aşkın, en güzel duyguların türküsünü söylemek.
Gönül gözüyle sevip, hiç karşılaşmayan, sadece
telefondan sesini duyduğum esmer güzeli ölesiye
sevmek ve aşık olmak! İnanın bu aşkın, bu sevdanın
başlangıcı o kadar ilginç oldu ki, üstüne üstlük
esmer güzeli görmeden inanın öyle bir kabullendim
ki, bu sevdanın türküsü ileride çok söylenecek. Evet
bu esmer güzelini sevdiğim için, onun için bir türkü
yazacağım can dostlarım.
Dostlarım o kadar mutluyum, o kadar
sevdalıyım, o kadar aşığım ki… Bu aşk, bu sevda ne
dostlara inat, ne de doğaya inat. Bu inanın öyle bir
sevda ki canlar; sevgiye susamış, aşka susamış,
sevdaya susamış, aşka susamış, özlemlere susamış,
bir sevda diyebilirim sizlere. Görmeden,
kucaklaşmadan, koklaşmadan, sadece gönül gözüyle
görerek ve hissederek aşık olduğunuz birine
gerçekten inanmak, ona güvenmek, onun özlemiyle
kavrulmak, sözlü anlatımlarda en önemli olanın
beklemek, güvenmek ve sadakatin konuşulduğu o
anlarda sadece onu binlerce kilometrelerce uzakta
olması bile bu aşkın bu kadar hızla alevlenmesine
engel olunamayacağını bütün dost ve düşmanların
bilmesini isterin canlar. Ben esmer güzelimi
seviyorum. İnanın öyle bir seviyorum ki esmer
güzelimi, bir sözcük ile başlayan o anki gelişen
duyguların inanın anlatılması bile olamaz. O anı,
işte aşık oluyorum dediğiniz anı sadece yaşayarak
hisseder ve duyabilirsiniz. Bunu yaşayanlar sanırım
beni çok iyi anlayacaklardır. Bu öyle bir sevda
türküsü olacak ki, inanın dilden dile, gönülden
gönüle söylenen bir aşk olacak. Ve ben gerçekten
aşık oldum.
Hani insanlar için bazı olaylar, bazı
durumlar birer vesile olur ve o andan itibaren önüne
geçemeyeceğiniz gelişmeler başlar. Benim esmer
güzele bu kadar aşık olmam, onu bu kadar yanımda
hissetmeye neden olan bir durum vardı. Hani
başlangıcın bir müsebbibi vardır derler. Benim de
esmer güzeline aşık olmama nedenim aslında çok…
Aslında sözü de uzatmak istemiyorum.
Evet.. Aşık olduğum, aşık olmaya
başladığım esmer güzelinin bir trafik kazası
geçirmesi sonucunda onun o kaza anındaki yaşadığı
tüm durumu inanın aynı anda ben de yaşadım. Hem de
kazayı yaptığı saatin aynı zaman diliminde bana da
bir şeyler oldu. İçim sanki çıkacakmış gibi oldum.
Bütün vücudumu bir sıkıntı sardı. Zor nefes
alıyorum, kendimi evden dışarıya atmak istiyorum ama
bir türlü de yapamıyorum. Evet dostlarım. Bir
kazanın da hızlandırdığı, duaların ve turnaların
kanadında filizlenmiş bir aşkın söylenen türküsü
olacak bu aşk. Sevmenin sevilmenin tadına biraz da
kıskançlık olunca; inanın bu sevdanın türküsüne siz
bile inanamayacak güzelliklerin en güzel duygularla
anlatılmasına şaşıracaksınız. Şaşıracaksınız
dostlarım. Çünkü bu aşk internetten ve internet
kanalıyla bir radyo yayını ile başlayan esmer güzeli
ile benim aşkım dostlarım. Esmer güzelim benim
biricik aşkım, “ O ” benim biricik doktorum.
Gerçekten benim bile hızına
yetişemediğim, öyle bir hızla gelişen durum ki bu
aşk, can dostlarım şaka değil aşığım ve gönül
gözüyle aşığım biricik esmer güzelime. Bu sevdayı
hem radyodan ve hem de yazılanlardan daha iyi
anlayacaksınız ve bizim aşkımız inanın Yusuf ile
Zeliha’yı, Leyla ile Mecnun’u aratmayacak
güzellikte geçecek ve ben gerçek aşkı yaşayacağım
esmer güzelimde.
Ne diyebilirim ki… Hani ne demişler
masalı anlatanlar; gökten üç elma düştü, biri
prensese, biri prense, diğerini de tüm dinleyenlere
attık. Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine
olacak inşallah bu esmer güzeli aşkım can dostlarım.
Kalın sağlıcakla.
Hüseyin
DURMUŞ
|
|