Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
  Yunus Emre
Pir Sultan Abdal
Köroğlu
Erzurumlu Emrah
Dadaloğlu
Aşık Veysel
 
 MAKALELER
  HÜSEYİN   DURMUŞ  
 

                        SEVGİLİ GENÇLER


                   Merhabalar, kendinizi nasıl hissediyorsunuz bakalım? Yoksa hala kendinizi tam yetişmiş olarak hissetmiyor ve hala noksanlarınızın olduğuna mı inanıyorsunuz? Sanıyorum şimdiden hepiniz neredeyse evet diyeceksiniz! Eğer evet diyorsanız sizlere biraz sitem edeceğim. Ancak, hazır olup evet diyenlere şimdiden teşekkür ederim. Teşekkür ederim; bu sınav onlar için bir oyuncak olacak. Onların gözünde bu sınav olması, yapılması gereken bir sınav olduğunu kabullenip sınava girmeyi kabul ettikleri için.
                   Sevgili veliler asıl sizlere gelelim. Benim bu sene ÖSS sınavına girecek bir kızım var. Geçen senede bu sınava girdi, istediği bölüm olmayınca bu sene tekrar denemek için karar aldı. Bu nedenle bu sene tekrar sınava giriyor. Biliyor musunuz; bu konuda kızıma hiç kızmadım. Kızma hakkımda yok zaten. Ayrıca hangi bölümü okumak istiyorsa o seçmek zorunda ve okumak zorunda. Asla benim seçimim olan bir bölümü ona zorla seçtirmeye hakkım yok. O seçmiş olduğu bölümde okuyacaktır.  Bu durum da onu asla zorlayamam da. Benim kızım bu sene kendisini daha iyi hazırlamaya çalıştı. Sanıyorum hazırlandı. Ama kendisine sorsanız hala hazırlanamadı, daha o kadar çok eksiği olduğunu söyleyecektir ki, ben onun hazırlanamadığına değil; bizzat bu sene geçen seneye göre daha iyi hazırlıklı olduğuna inanıyorum.
                   Sayın veliler! Bu çocuklar, bu genç nesil bizim çocuğumuz. Bu vatanı bizden sonra yüceltmek ve yükseltmek için canla başla, gece gündüz çalışacak olan onlar. Ne olursa olsun onlara güvenmek zorundayız. Onların söyleyeceklerini kabul etmek zorundayız. Bu gelecek olan yaşam onların yaşamı ve onların yürüteceği başarı çizgisidir. Ne olur onların karşısına çıkıp kendilerini tehdit etmeyiniz. Bak senin için şu kadar para harcadım, şu kadar masraf yaptım, hatta senin için borca girdim. Bu sınavı kazanamazsan gözüme görünme, benim evladım değilsin gibi bir hataya ve söyleme asla girmeyiniz. Sınav aşamasında hele şu son 12 gün içerisinde kavga yapıyorsanız aranızda ateşkes ilan eder misiniz? Lütfen onların kafalarını bulandıracak bir davranışın içine gitmeyin. Bizlerin görevi, onların baba ve anneleri olarak onların başarısı için çalışmak, onlara elimizden geldiği kadarıyla bütün olanaklarımızı onların başarısı için sunmak değil mi?
                   Bizim kuşağın aileleri arasında büyük bir uçurum vardı. Bu uçurumu şimdi sizler çocuklarınızla mı yaşamak istiyorsunuz? Hani sizler; ailelerinizin sizlere yaptıklarına kızıyor, hatta lanetler yağdırıyordunuz. O günleri ne çabuk unuttunuz? Şimdi aynı davranışlarınızı çocuklarınıza neden uygulamak için çalışıyorsunuz. Bunları nereden çıkarıyorsunuz diye sorabilirsiniz. Öğretmenlik mesleğim nedeniyle bir çok olumsuz veli davranışları ile karşılaştığım için bu şekliyle yazıyorum. Peki size şunu sorabilir miyim? Psikolojik sorunları olan bir gençlik mi, sağlıklı, sıhhatli ve dinç bir gençlik mi istersiniz? Cevabınız evet ise lütfen çocuklarınıza yaklaşımınızda daha dikkatli olur musunuz? Onlara sevgi ve şefkatla yaklaşır mısınız? Onlar sınav sitresi, yaşam mücadelesi, başarı ile başarısızlık arasında gelip giderken zaten gereken ezilmeyi yaşıyorlar. Hala ders çalışmak için ellerinden gelen çabayı harcıyorlar. Onlar bunu yaparlarken sizler neden çocuklarınıza yanlış bir davranış biçimiyle yaklaşıyorsunuz? Beni belki eleştireceksiniz. Senin tuzun kuru diyeceksiniz. Bakalım sen bunları yapabilecek misiniz diye soranlarınız bile olacaktır. Sormakta serbestsiniz. Benim iki kızım var. Büyük kızım ikinci sınav sonunda iki yıllık meslek yüksek okulunu kazandı. Ama asla ona bu konuda bir şey söylemedim. Söyleme hakkım da yok. Ben de onun en iyi bir üniversitede okumasını isterim. Ama biraz da şansın çocuğumun yanında olması gerekirken olmadı. Olmadığı için onu kıramam. İkinci kızım da bu sen ikinci defa sınavlara hazırlanıyor. İnanın kazanıp kazanması o kadar önemli değil. Benim; sağlıklı, psikolojik sorunu olmayan, bunalımsız bir çocuğa ihtiyacım var. Üniversiteyi kazanmış, sağlığını yitiren bir çocuğa sahip olmayı kesinlikle istemiyorum. Eğer sizler psikolojik sorunu olan çocuk istiyorsanız sizlere söyleyecek sözüm yok.
                   Sevgili gençler, şimdi söyleyeceklerim sizlere. İnsanlar daima başarıya susayan bir canlı varlıktır. Başarısızlık onun canının sıkılmasına, çevresine olumsuz yaklaşmasına, bazen de istemeyerekte olsa çevresindekileri kırmasına neden olur. Bazen başarısızlık insanda çok olumsuz duygulara, hatta yaşamın hiçbir anlam kazanmadığı duygusu ile telafisi zor davranışlara insanı itiverir. Doğrusunu isterseniz yaşamda asla onaylamadığım şey; başarısızlıklar nedeniyle bir yaşamın sonlandırılmasıdır. Asla ama asla kabul etmediğim, kabullenemediğim bir olayın ne yazık ki birkaç defa şâhiti oldum. Ne yazık ki bende uzun yaralar açmış olan o genç fidanları hala unutamıyorum. Gelin bu sınav için bir gün çalışmaya ara veriniz. Felekten bir gün yaşayınız. Tam 24 saat kesintisiz sınav ve başarısızlıktan söz etmeyiniz. Bir 24 saat yaşamınızda bambaşka bir gün yaşayınız. İnanın sizlere bir günlük bu yaşamın çok yararı olacaktır. Ailenizle son günlerinizde daha iyi konuşmaya çalışın. Ailenizle sınav günü de dahil bir anlaşma yapınız, onlarla ağız dalaşına, bir birinizi kırıcı sözlere yönelmeyiniz ve kırıcı davranışlardan uzak durunuz. Sanıyorum sizlere çok yararı olacaktır.
                     Sınav kaygısını bir tarafa atın artık. Kazanamamak dünyanın sonu değil ki. Bir daha denersiniz. Eğer kazanamazsanız başka bir yaşam tarzını seçerek kendi yaşantınızı yönlendirirsiniz. Sonuçta yaşadığınız sürece sizin için yaşam devam edecektir. Bu nedenle yaşam mutlaka üniversitenin kapısından geçer diye bir kural da yok. Önemli olan yaşananlardan ders çıkarıp, yeni gün ve yeni yaşam için elinden geldiği kadarıyla çalışıp çabalaman ve başarılı olmandır. Önemli olan senin sağlıklı olmandır. Ailen ile sınavdan sonra kendine yeni bir yaşam mücadelesi için plan yaparsınız. Onu uygulamaya çalışırsınız.  Sizlerden ricam; bu vatanın geleceği sizlersiniz. Bizlerin ve vatanın güvencesi siz siniz. Sizlerin sağlığınızı yitirmesi ilk önce beni üzecektir, bunu böyle bilin. İkincisi bu vatan üzülecektir. Çünkü vatan; genç nesillerin sağlıklı olmaları, başarılı olmaları sayesinde yükselir ve uygar devletlerin düzeyine ulaşır. Sizlere yapılacak olan bu sınavda başarılar dilerken, her şeyin gönlünüze göre olmasını dilerim.  
                                                                            
                                                                            06.06.2005
                                                                         
www.kafiye.net
                                                                        Hüseyin  DURMUŞ

 
 
   

                                                                                              Ana Sayfa

 
     
   
 

        

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi