| |
SEVGİLİ GENÇLER
Merhabalar, kendinizi nasıl
hissediyorsunuz bakalım? Yoksa hala kendinizi tam
yetişmiş olarak hissetmiyor ve hala noksanlarınızın
olduğuna mı inanıyorsunuz? Sanıyorum şimdiden
hepiniz neredeyse evet diyeceksiniz! Eğer evet
diyorsanız sizlere biraz sitem edeceğim. Ancak,
hazır olup evet diyenlere şimdiden teşekkür ederim.
Teşekkür ederim; bu sınav onlar için bir oyuncak
olacak. Onların gözünde bu sınav olması, yapılması
gereken bir sınav olduğunu kabullenip sınava girmeyi
kabul ettikleri için.
Sevgili veliler asıl sizlere
gelelim. Benim bu sene ÖSS sınavına girecek bir
kızım var. Geçen senede bu sınava girdi, istediği
bölüm olmayınca bu sene tekrar denemek için karar
aldı. Bu nedenle bu sene tekrar sınava giriyor.
Biliyor musunuz; bu konuda kızıma hiç kızmadım.
Kızma hakkımda yok zaten. Ayrıca hangi bölümü okumak
istiyorsa o seçmek zorunda ve okumak zorunda. Asla
benim seçimim olan bir bölümü ona zorla seçtirmeye
hakkım yok. O seçmiş olduğu bölümde okuyacaktır.
Bu durum da onu asla zorlayamam da. Benim kızım bu
sene kendisini daha iyi hazırlamaya çalıştı.
Sanıyorum hazırlandı. Ama kendisine sorsanız hala
hazırlanamadı, daha o kadar çok eksiği olduğunu
söyleyecektir ki, ben onun hazırlanamadığına değil;
bizzat bu sene geçen seneye göre daha iyi hazırlıklı
olduğuna inanıyorum.
Sayın veliler! Bu çocuklar, bu
genç nesil bizim çocuğumuz. Bu vatanı bizden sonra
yüceltmek ve yükseltmek için canla başla, gece
gündüz çalışacak olan onlar. Ne olursa olsun onlara
güvenmek zorundayız. Onların söyleyeceklerini kabul
etmek zorundayız. Bu gelecek olan yaşam onların
yaşamı ve onların yürüteceği başarı çizgisidir. Ne
olur onların karşısına çıkıp kendilerini tehdit
etmeyiniz. Bak senin için şu kadar para harcadım, şu
kadar masraf yaptım, hatta senin için borca girdim.
Bu sınavı kazanamazsan gözüme görünme, benim evladım
değilsin gibi bir hataya ve söyleme asla girmeyiniz.
Sınav aşamasında hele şu son 12 gün içerisinde kavga
yapıyorsanız aranızda ateşkes ilan eder misiniz?
Lütfen onların kafalarını bulandıracak bir
davranışın içine gitmeyin. Bizlerin görevi, onların
baba ve anneleri olarak onların başarısı için
çalışmak, onlara elimizden geldiği kadarıyla bütün
olanaklarımızı onların başarısı için sunmak değil
mi?
Bizim kuşağın aileleri arasında
büyük bir uçurum vardı. Bu uçurumu şimdi sizler
çocuklarınızla mı yaşamak istiyorsunuz? Hani sizler;
ailelerinizin sizlere yaptıklarına kızıyor, hatta
lanetler yağdırıyordunuz. O günleri ne çabuk
unuttunuz? Şimdi aynı davranışlarınızı çocuklarınıza
neden uygulamak için çalışıyorsunuz. Bunları nereden
çıkarıyorsunuz diye sorabilirsiniz. Öğretmenlik
mesleğim nedeniyle bir çok olumsuz veli davranışları
ile karşılaştığım için bu şekliyle yazıyorum. Peki
size şunu sorabilir miyim? Psikolojik sorunları olan
bir gençlik mi, sağlıklı, sıhhatli ve dinç bir
gençlik mi istersiniz? Cevabınız evet ise lütfen
çocuklarınıza yaklaşımınızda daha dikkatli olur
musunuz? Onlara sevgi ve şefkatla yaklaşır mısınız?
Onlar sınav sitresi, yaşam mücadelesi, başarı ile
başarısızlık arasında gelip giderken zaten gereken
ezilmeyi yaşıyorlar. Hala ders çalışmak için
ellerinden gelen çabayı harcıyorlar. Onlar bunu
yaparlarken sizler neden çocuklarınıza yanlış bir
davranış biçimiyle yaklaşıyorsunuz? Beni belki
eleştireceksiniz. Senin tuzun kuru diyeceksiniz.
Bakalım sen bunları yapabilecek misiniz diye
soranlarınız bile olacaktır. Sormakta serbestsiniz.
Benim iki kızım var. Büyük kızım ikinci sınav
sonunda iki yıllık meslek yüksek okulunu kazandı.
Ama asla ona bu konuda bir şey söylemedim. Söyleme
hakkım da yok. Ben de onun en iyi bir üniversitede
okumasını isterim. Ama biraz da şansın çocuğumun
yanında olması gerekirken olmadı. Olmadığı için onu
kıramam. İkinci kızım da bu sen ikinci defa
sınavlara hazırlanıyor. İnanın kazanıp kazanması o
kadar önemli değil. Benim; sağlıklı, psikolojik
sorunu olmayan, bunalımsız bir çocuğa ihtiyacım var.
Üniversiteyi kazanmış, sağlığını yitiren bir çocuğa
sahip olmayı kesinlikle istemiyorum. Eğer sizler
psikolojik sorunu olan çocuk istiyorsanız sizlere
söyleyecek sözüm yok.
Sevgili gençler, şimdi
söyleyeceklerim sizlere. İnsanlar daima başarıya
susayan bir canlı varlıktır. Başarısızlık onun
canının sıkılmasına, çevresine olumsuz yaklaşmasına,
bazen de istemeyerekte olsa çevresindekileri
kırmasına neden olur. Bazen başarısızlık insanda çok
olumsuz duygulara, hatta yaşamın hiçbir anlam
kazanmadığı duygusu ile telafisi zor davranışlara
insanı itiverir. Doğrusunu isterseniz yaşamda asla
onaylamadığım şey; başarısızlıklar nedeniyle bir
yaşamın sonlandırılmasıdır. Asla ama asla kabul
etmediğim, kabullenemediğim bir olayın ne yazık ki
birkaç defa şâhiti oldum. Ne yazık ki bende uzun
yaralar açmış olan o genç fidanları hala
unutamıyorum. Gelin bu sınav için bir gün çalışmaya
ara veriniz. Felekten bir gün yaşayınız. Tam 24 saat
kesintisiz sınav ve başarısızlıktan söz etmeyiniz.
Bir 24 saat yaşamınızda bambaşka bir gün yaşayınız.
İnanın sizlere bir günlük bu yaşamın çok yararı
olacaktır. Ailenizle son günlerinizde daha iyi
konuşmaya çalışın. Ailenizle sınav günü de dahil bir
anlaşma yapınız, onlarla ağız dalaşına, bir birinizi
kırıcı sözlere yönelmeyiniz ve kırıcı davranışlardan
uzak durunuz. Sanıyorum sizlere çok yararı
olacaktır.
Sınav kaygısını bir tarafa atın
artık. Kazanamamak dünyanın sonu değil ki. Bir daha
denersiniz. Eğer kazanamazsanız başka bir yaşam
tarzını seçerek kendi yaşantınızı yönlendirirsiniz.
Sonuçta yaşadığınız sürece sizin için yaşam devam
edecektir. Bu nedenle yaşam mutlaka üniversitenin
kapısından geçer diye bir kural da yok. Önemli olan
yaşananlardan ders çıkarıp, yeni gün ve yeni yaşam
için elinden geldiği kadarıyla çalışıp çabalaman ve
başarılı olmandır. Önemli olan senin sağlıklı
olmandır. Ailen ile sınavdan sonra kendine yeni bir
yaşam mücadelesi için plan yaparsınız. Onu
uygulamaya çalışırsınız. Sizlerden ricam; bu
vatanın geleceği sizlersiniz. Bizlerin ve vatanın
güvencesi siz siniz. Sizlerin sağlığınızı yitirmesi
ilk önce beni üzecektir, bunu böyle bilin. İkincisi
bu vatan üzülecektir. Çünkü vatan; genç nesillerin
sağlıklı olmaları, başarılı olmaları sayesinde
yükselir ve uygar devletlerin düzeyine ulaşır.
Sizlere yapılacak olan bu sınavda başarılar
dilerken, her şeyin gönlünüze göre olmasını
dilerim.
06.06.2005
www.kafiye.net
Hüseyin
DURMUŞ
|
|