Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
  Yunus Emre
Pir Sultan Abdal
Köroğlu
Erzurumlu Emrah
Dadaloğlu
Aşık Veysel
 
     MAKALELER                                          
  HÜSEYİN  DURMUŞ  
 


SICAKLAR YAKIYOR 

Aman dikkat!!!! Türkiye son yüz yılın en kurak ve en sıcak günlerini yaşıyor 15 gündür. Sıcaklıklar gölgede 45 dereceye ulaşırken, deniz kıyısında kumun üzerine yumurtayı kırsanız ne tüpe ne de ocağa ihtiyacınız olmayacak. Hemen pişecek ve afiyetle yemeye başlayabileceksiniz.

Lütfen dikkat!!!! Kalp sıkıntısı, gönül ağrısı, şeker, solunum yetmezliği, astım… gibi sorunlarınız varsa, sakın evden dışarıya adımınız atmayınız. Ne olur ne olmaz, bu sıcaklar inanın sizi de fena çarpa bilir. Hele sıcaktan kavrulan başta ülkemiz olmak üzere şuana kadar sıcaktan ölenlerin sayısı 180 sayısını aştı. Sağlığımıza dikkat edelim ve doktor tavsiyelerine uyalım. Bol bol su tüketelim bu kurak mevsim de olsa içecek bir su buluruz mutlaka. Tuzlu ayran, bol sulu gıdalar yiyelim. Sevdiklerimizi üzmek istemiyorsak daha dikkatli olalım ve öğle saatlerinde zorunlu olmadıkça dışarıya çıkmayalım.

Bir başka sıcak daha var şu sıralar bizi çarpan. Sanırım bunu hemen anladınız dostlarım. Seçim sıcağı da çok fena çarpıyor. Seçim kararı alınmadan önce siyasilerin söylemleri ile seçim kararının alınmasından sorma ortadaki siyasi söylemlerin ne kadar çok sıcak, ateşli ve ne kadar hem cep hem de dil yaktığını görmek mümkün. Aslında bu seçim sıcağı bir şeyi daha yakıyor. İnsan şeref onurunu yakıyor ne yazık ki. 

Gittikçe kızışan siyasi arenada benim en çok dikkatimi çeken hakaretler ve bunların içerisinde de; “ Şerefsiz, ahlaksız, edepsiz, vatan haini, korkak, kılavuzu karga olan, satılmışlar..” sözcüklerini sıkça duyar olduk ve inanın artık gına gelemeye başladı. Haberlerin olduğu saatte tv yi kapatısım geliyor.  Hani al birini vur ötekine. Tencere misali yuvarlanıp bir birlerini bulmuşlar siyasi arenada diyeceğim ama, bu durum inanın az bile gelir.

20.Nisan.1920 de Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve Anadolunun her köşesinden bu ülkenin; “ Asla bir manda ülke olamayacağını, Türk ulusunun bağımsızlığını, özgürlüğünü bir başkasının eline teslim edemeyeceğini düşündüler. Türk ulusunun; şeref, haysiyet ve namusunun ayaklar altına alınmasına ve esir bir ulus olmaktansa bağımsızlık ve özgürlük uğruna şehit olmayı göze alırız.” demişlerdir. Türkiye Büyük Millet Meclisini kuranların ne kadar şerefli, namuslu ve haysiyetlerine onurlarına düşkün olduğunu bilmeyen yok. Bu konuda söz söylemeye, hatta en ufak bir şüphesi olan varsa karşısına hemen beni almaya hazır olsunlar.

Şimdi seçim takvimi çalışıyor. Bundan 87 yıl önce kurulan meclise girenlerin kendi aralarındaki konuşmalara bakın. İnceleyin. Bir de şimdiki seçimde konuşan siyasi millet vekili adayların konuşmalarına bakın. En çok üzüldüğüm nokta şu. O yüce meclise girmeye çalışan millet vekilleri bir birlerini şerefsizlikle, hırsızlıkla, onursuzlukla, vatan hainliği ile suçluyorlar ve hasbel kader bu suçlamalara muhatab olan siyasilerin bir kısmı seçim sonunda bu yüce meclisin çatısı altına girecekler. Kürsüye çıkıp şeref sözü verecekler ve yemin edecekler. Peki neden ve nasıl yemin edecekler? Bu kısımda biraz soru işareti var.

T.C Anayasasına göre; “ Kanuni kovuşturmanın mahkemelerce sabit olmayan suçlamalar asılsızdır ve kişi yasalarca sabit olmadıkça suçlu sayılmaz…” der. Peki bir birlerini suçlayan siyasiler bu yüce meclise girmeden önce kendilerine yapılan bu iftiralara karşılık ne zaman cevap verecekler. Bu suçlamaları meclise girmeden önce aklamaları gerekmez mi? Aslında bu konuda siyasilerin çok dikkat etmeleri gerekiyor. Ulu orta konuşmamaları gerekir. Son zamanlarda siyasi arena inanın iyice kızıştı. Bir birlerini şerefsizlik, ahlaksızlıkla suçlayacaklarına, kendilerine çeki düzen verip sözlerine dikkat etmeleri. Yoksa daha yemin etmeden bu suçlamalar, bu ifadeler onların meclise girdikten sonra da devam ederse çok üzüleceğim inanın. Kısacası siyasi arena kızıştı ve hakaretler diz boyunu da aştı. Yeni meclisin oluşumunda şimdiden sıkıntı başlamıştır. Yeni millet vekili seçiminin ulusumuz, milletimiz ve halkımız için hayırlı olmasını dilerim.

Saygılarımla.
                                                                 İzmir/ 05.07.2007
                                                                   Hüseyin DURMUŞ


 

 
 

 
 
                                                                                                 Ana Sayfa  
     
   
 

    

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi