Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra Durmuş
Gülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
  Yunus Emre
Pir Sultan Abdal
Köroğlu
Erzurumlu Emrah
Dadaloğlu
Aşık Veysel
 
    MAKALELER
   A. TUĞÇE  MUHTAR     
 

               KONU:  Silgi

              40 dakikalık bir süre içerisinde hazırlanmış olan bir yazıdır.

               SİLGİSİZ  YAŞAMAK 

             Hangimizin hayatında beyaz bir sayfa var? Hiç ses duymuyor gibiyim. Herkes suspus olmuş beni bekliyor. Kaç kişi hayatında hiç “ keşke..” demedi? Peki soruları şöyle sorayım. Kim eline silgiyi alıp hayatından bazı şeylere silmek ister?  Durun durun öyle üstüme gelmeyin! Ben de bulamadım henüz daha böyle bir silgi. Sadece bulan var mı diye öğrenmek istedim. Hemen öyle kızmayın bana.
             Otobüste otururken düşündünüz mü hiç? Bir Ferrari içinde olmayı, villada oturmayı, beş yıldızlı otelin havuzunun yanında oturup kokteyl içmeyi, popüler bir bardan çıkarken yüzünüze flaşların patlamasını hiç mi düşünmediniz?  E-postanızın sürekli hayranlarınız tarafından mesajlarla doldurulmasını.... Hayatınızı silip yenidene yaşamak ister miydiniz? Peki hiç düşündünüz mü? Hayal ettiğiniz mutluluğa hazır mısınız? O mutluluk için nelerden vazgeçmelisiniz? Olmak istediğiniz kişi olduğunuz zaman elinize silgi almak istemeyeceğiniz belli mi? Silgiyi devamlı kullanırsanız ya silgi biter ya da kağıdınız aşınır. O zaman ne yapacaksınız?
          Tertemiz bir sayfamız var diyelim. Anılarınızın hepsi de güzel. Peki ne yapacaksınız? Altın çerçeveyle duvara mı asacaksınız? Yoksa Nobel ödülü mü alacaksınız. Siz acıyı yaşamadan mutluluğu tatmanın mümkün olduğunu mu zannediyorsunuz. Evet siz mutlu olduğunuzu düşüne bilirsiniz ama olması gerektiği gibi yaşamıyorsunuzdur. Mutluluğun sahtesi vardır ama acının sahtesinin olduğunu zannetmiyorum. O zaman anlarsınız gülen bir çocuğun yüzündeki tebessümü, uçan kelebeğin kanat çırpışını, açan bir gülün kokusunu...
           Elinize silginizi aldığınızda neleri sileceksiniz? İlk yaş gününüzü mü, birincilikle bitirdiğiniz lisenin mezuniyet törenini mi, çocuğunuzun ilk: “ Anne, baba,...” deyişini mi,..? Sanmıyorum, bunları sileceğinizi. Hep kötü anılarınızı sileceksiniz. Onları çıkartacaksınız hayatınızdan. O zaman hayatınızda boşluklar olmayacak mı?Yaşamınız birden alt üst olacak. Mutluluğunuzu anlamayacaksınız. Acıyı bilmeden mutluluğu yaşayamazsınız! Sildiğiniz satırları nasıl dolduracaksınız?
            Korkmayın silgisiz yaşamaktan. Yaşadığınız her şeyden zevk alın. Acınızdan bile... Silmeyin anılarınızı, kıymayın onlara. Sizler anılarınızla varsınız. Ne bir eksik olmalı ne de bir fazla. Hayatınızı eksiltmeyin. Uçurumun kenarında bile olsanız, gülümseyin hayata. Ağlayın, sızlayın, üzülün, nefret edin,... Doya doya yaşayın tüm duyguları. Bir gün dönüp baktığınızda “ keşke..” diyecek şeyleriniz olsun. Her şeyi kazanmayın ve artık veda vaktiniz geldiğinde yaşamanın verdiği hazla  el sallayın dünyaya. Evet tek taş yüzüğünüz olmadı ama mükemmel iki çocuğunuz var. Hayatınızı yaşayınız.

 



                                                                    İzmir / 28.04.2005

                                                                      A. Tuğçe  MUHTAR 

                                                                            11 / YB 348

 
 
 

   

 
     Ana Sayfa                                                                 
     
   
 

        

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi