Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra Durmuş
Gülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
  
   MAKALE  
   DAMLA MEMİŞ  
 

                 SİZ YOKTUNUZ 

             Gözlerimi kapattığım andan itibaren büyük bir kopukluk var yüreğimde... Nedenini bilmediğim bir korku bu. Sanki gözlerimi açarsam büyük bir hayal kırıklığıyla karşılaşacağım. İçimden gelen şeytan akıl almaz şeyler fısıldıyor kulağıma. Nedenini bilmekte, gayet zorlandığım cümleleri çözmekte inanılmaz derecede zorlanıyorum. “ Neden?” deyi sormadan alamıyorum kendimi. Acaba neden böyle bir şeyi düşünme ihtiyacı duydum? Bekliyorum... Az sonra anlarım nasılsa...
              Ve biraz sonra da olsa aklımı iyi düşüncelere itiyorum. Evet, zor da olsa başarıyorum. Ama cevabını bilemediğim bir soru daha var aklımda. Her zaman gülücükler saçan ben, neden bu sefer olmamıştım? Bilmiyorum... bilemiyorum. İçimde bir ışık gibi beliren melek, bana ve herkese mutluluk saçmalıydı. Ama o da umutsuz. O da hayallerim gibi çaresiz. Bir süre sonra, karanlığımdan korkuyorum. Böyle olmamalı diye düşünüyorum kendi kendime. Ve bir anda çırpınıyor düşüncelerim. “ Çıkartın beni buradan!” deyi. Her biri ağlıyor. Sebebini soruyorum, susuyorlar. Derin bir inilti kopuyor. Sessiz bir uğultu.
             Artık kararlıyım. Kaldıracağım bu karanlığı. Biraz bekliyorum. Ve gözlerimi ani bir hareketle açıyorum. Evet, şimdi anladım bu garip duygularımın sebebini. Etrafıma bakıyor ve kendimi tamamlamak zorunda hissediyorum. Nedensiz bir zorunluluk bu. Sanırım şu an ben yeni yeni uçmayı öğrenen bir güvercinden başka şeye benzemiyorum. Uç, uç. Sonra da devamı var sandığın yolda gel bir cama çarp. Yanımda kalkmama yardım edecek hiç kimse yok. Oysa gözümü kapatmadan önce herkes yanımdaydı. Artık yaşamın evrelerine ilk adımımı attım. İlk öğrendiğim şey hiç kimseye güven olmadığı. Oysa ne güzel olurdu o kuş düştüğü zaman yanında duran bir dostu, düştüğü zaman kolundan tutup öğüt verecek biri olsaydı. Ve bir o kadar da güzel olurdu hayat.
             Şimdi o kuş avazı çıktığı kadar bağırıyor. Belki onu zor gününde yüz üstü bırakanlar utansın diye.
            “ Tek başıma düşebilirim. Ama ayağa kalkıp hayata yeniden tutunmak için size ihtiyacım vardı. Ama siz yoktunuz.” Ve şimdi anlıyorum derin iniltiyi ve susan düşüncelerimi.



                                                       Söke / 2004

                                                      Damla  MEMİŞ

                                       Söke Hilmi Fırat Anadolu Lisesi         

                                                        Hc / C sınıfı

 
     Ana Sayfa                                                                 
     
   
 

        

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi