|
|
| |
MAKALELER |
|
| |
FAHRİYE
HAMZAÇEBİ |
|
| |
Bir
yaprak kadar
güçsüz ve
gamsız!
Sonbahara
yenik düştük
hesapsız?
Anlattıklarımdan
hiçbir şey
anlamaması
ne acı, oysa
ben hep aynı
ben, her
zaman
yanında ve
güçlü. Zalim
kışlar
atlattım,
çırılçıplak,
kimsesiz,
iliklerine
kadar ayaza
kesmiş....
Bir yudum
sevgide
ilkbahar
gibi
belirecektim
heyecan ve
varlığımla.
Yazlar
kavuracak
daha sıkı
sarılacaktık
birbirimize.
Oysa sen de
o cesaret
nerde? Ne
beni tam
anlamıyla
dinliyor, ne
de
özümsüyordun.
Günlerce
köklerime
sarılıp
senin
rüzgarlı
sonbaharlarını
sineye
çektim, beni
nereye
savuracağını
bilmeden.
Sen fark
etmedin ama
her baharda
yeşeren aynı
yaprak değil
biraz daha
uzaklaştın
renginden.
Bende
yaprağına
yabancı bir
ağaç olup
çıktı
yüreğim. Ne
yağmurlu
nisan
sabahlarını,ne
de yağan ilk
karı sensiz
yaşamadım.Ben
hep üşüdüm,
yalnız
soludum
acıları ve
anıları...
Bu anlamda
kimse destek
olmadı
gülümseyen
yanımı
hatırladılar
hep.
Çıkılmazların
içinden
tereyağından
kıl çeker
gibi
sıyrılan
polyanna
yanımı...
Et tırnaktan
kopar ama
sadece
etimiz acır.
Can, hem
tırnak
kopunca, hem
de yenisi
çıkarken
acır. Acımak
istemiyorum
artık,
baharlardan
korkmak
istemiyorum.
Yıllardır
tek mevsim
soluyorum bu
gidişle
mevsimsiz
kalacağım.
İnanarak bir
söz bekler
yürekler,
içten,
samimi bir
bakış. Aynı
anda
kıpırdar
için,
kendine
bakıldığının
farkına
varmadan.Kendinden
bir şey
bekleyeni ve
bekleneni
her zaman ki
vakur
duruşunla
başından
savdın,inandırdığını
sanarak.
Oysa sevgi
gönüllerde
tutsak olsun
diye
yaratılmamıştır,
bunu bile
bilemedin.
|
|
|
|
|
|
| |
ANA SAYFA |
|
|
|
|