Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
    
     MAKALELER  
     HÜSEYİN DURMUŞ  
 
 

     TARİFE

 

      Günaydın dostlarım. Nasılsınız bakalım? Sabahı şerifleriniz hayırlara vesile olsun. Doğa uyandı artık. Sıcaklar da yavaş yavaş kendini göstermeye başladı. Yakında ortalık sıcak nedeniyle toz duman olacak. Tarlalar çalışanların yanık türküleri ile yankılanırken sokaklar da küçük çocukların kuş sesleri ile karışan cıvıltılarla ortalık şenlenecek.
       Geçen gün bir şiir okudum dostlarım. Bu şiir aynı zamanda benim web sayfamda da yayınlamıştı. Şiiri merak edeceksiniz şimdi. İsmi “ YARA” ve şu dize en çok dikkatimi çekmişti. “
Tarifem yok benim  / Yalnızca istediğimi / Hissettiğimi yaşarım” evet dostlarım. “ Benim tarifem yok” diyordu. Merak ettim tarife konusunu. Şiirin sahibine ulaşmak istedim ve ulaştım da. Merakımı gidermek için kendisine bu dizenin hangi anlama geldiğini sordum. Çünkü benim bildiğim tarife demek; uçak seferlerinin seferleri, gemilerin seferleri, otobüs seferleri,  emlakçıdaki satış tarifeleri geliverir aklıma. Durun bir dakika sevgili dostlarım, şimdi sıkı durun bu tarifenin ne olduğunu öğrenmek için. Bu öyle bir tarife ki, ben bir erkek olarak bu güne kadar böyle bir tarife görmedim, duymadım, karşılaşmadım doğrusu.
        Sevgili dostlarım. Bilir misiniz erkeklerin bazıları; kendilerini hovarda sananlar nasıl bu işi yaptıklarını, bir bayanı nasıl tavladıklarını, o kadına nasıl sahip olunur, işte bunların ilk adımları diye de bazen gazeteler de 18 puntodan verirler haber olarak. Sizler de güler geçersiniz. Bazı erkekler denemeye kalkar, eline yüzüne, gözüne bulaştırır. Bazıları ise saman altından su yürüttükleri içiniz bırakmazlar. Bu arada erkeklerin bu yaptıkları ihanet ve ya aldatma dedikleri bu durumu bayanların da yaptığı söyleye bilirim. Karşılaştıklarım da oldu. Kendilerine sorduğumda ise cevap ilginçti dostlarım.” Ben aldatıldım, mademki beni aldattı ben de ondan intikam almak için bunu onun önünde yapıyorum. Hem hep erkekler mi aldatacak. Erkekler yapınca hovarda oluyor, biz kadınlar yapınca yuva yıkan oluyor. Bana ters gelen burası oluyor.” dedi kişi. Bu konudaki yorumu size bırakıyorum.
         Evet sevgili dostlarım. Hala benim tarifeye girmediğimi, bunu ne zaman açıklayacağımı bekliyorsunuz değil mi? Bakın dostlarım; “ Benim tarifem yok..” dizesinin anlamı şu, sıkı durun şimdi.
         Bir erkek ilk tanıştığı kadını elde edebilmek için bir takım hareketleri hedeflermiş. Bunu da karşısındaki bayana işler bozulduğunda ise ve ya konuşmalar sırasında bir bayana yönelik düşüncesini sinsice söylemeye kalkarmış. Bu erkeğe göre ilk tanıştığında güzel sözler ve nağmeler önemliymiş. Mümkünse yan yana gelmeye, en kısa zamanda bayanın elini tutmaya, çalışırmış. Hani el ele gezecekmiş gibi. Daha sonra bir manzaralı yer ve ya bir eğlence yerine doğru gitmeye. Burada dans etmeye, yanak yanağa gelmeler. Derken sonu malum yakınlaşmalar... Evet dostlarım erkeklerin çoğunun böyle yaptıklarını, ilk adımlarında böyle olduğunu söyleyen erkeler varmış.
         Bir insanın karşısındaki kişiye duyacağı ilgi alaka bu tür erkeklere göre önemli değildir. İster erkek olsun, isterse kadın olsun; duygusuz, düşüncesiz, bazı hislerin uyanmadığı, sadece yaşamayı karşısından istifade etmeyi amaçlayanların duygusuz, art niyet ve acımasızlıklarının karşılığında söylenen bu dizeler; sevginin, aşkın, gönülden bağlanmanın, seviyorum diye bilmenin hepsini içine alan bir duygu yansıması olduğunu söyledi dizelerin sahibi. Kısacası erkeklerin kadınlara yönelik bu hareketin karşılığı imiş tarife dostlarım. Evet şimdi öğrendiniz mi tarifem yok demenin anlamını dostlarım.

          Doğrusunu isterseniz bu durum beni çok üzdü. Neden biliyor musunuz dostlarım. Aşkın, sevginin, sevmenin tarifi mi olur hiç? Sevilmeyi, sevmeyi bekleyen birine, gönülden bağlanmayı amaçlayan birinin birden böyle bir tarife ile karşılaşma nedir bilir misiniz? Hele tam sizi tanımaya başlayan birine böyle tarifler ile yaklaşmaya kalkmak. Doğrusu ilk önce aşka yapılan hakarettir bana göre. Ama bir de diğer yanı varki dostlarım; bu tür yanlışlarda insanların karşısına ahlak anlayışına göre, inancına göre işte o bilinen durum oluşu veriyor. Bu tür düşünenlerin teneşir tahtasının pakladığını çok duyarız dostlarım. Şu işin tarifesi diye nasıl söyleriz bilemem bu saygısızlığın, adiliğin, şerefsizliğin karşılığında. Benim bu konuda söyleyecek çok sözüm vardı aslında. Ancak bir cümlelik deyişim olacak. “ Kendine istediğini, dostlara ve diğerlerine; kendine yapılmasını istemediğini ise hiçbir insan için düşünme ve uygulama.” Diyen bu cümle sanırım en iyi şekilde olacaktır dostları.
        Kalın sağlıcakla. Gününüz aydın, çalışmalarınız bereketli, sağlıklı bir yaşam ve tarifesiz bir aşkın mutluluğu içerisinde mutlu olmanızdır.
                                                                             Hüseyin DURMUŞ      

 

 
     
     
   
 

    

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi