|
TARİFE
Günaydın
dostlarım. Nasılsınız bakalım? Sabahı
şerifleriniz hayırlara vesile olsun. Doğa
uyandı artık. Sıcaklar da yavaş yavaş
kendini göstermeye başladı. Yakında ortalık
sıcak nedeniyle toz duman olacak. Tarlalar
çalışanların yanık türküleri ile
yankılanırken sokaklar da küçük çocukların
kuş sesleri ile karışan cıvıltılarla ortalık
şenlenecek.
Geçen gün bir şiir okudum dostlarım.
Bu şiir aynı zamanda benim web sayfamda da
yayınlamıştı. Şiiri merak edeceksiniz şimdi.
İsmi “ YARA” ve şu dize en çok dikkatimi
çekmişti. “Tarifem
yok benim / Yalnızca istediğimi /
Hissettiğimi yaşarım”
evet dostlarım.
“ Benim tarifem yok”
diyordu. Merak
ettim tarife konusunu. Şiirin sahibine
ulaşmak istedim ve ulaştım da. Merakımı
gidermek için kendisine bu dizenin hangi
anlama geldiğini sordum. Çünkü benim
bildiğim tarife demek; uçak seferlerinin
seferleri, gemilerin seferleri, otobüs
seferleri, emlakçıdaki satış tarifeleri
geliverir aklıma. Durun bir dakika sevgili
dostlarım, şimdi sıkı durun bu tarifenin ne
olduğunu öğrenmek için. Bu öyle bir tarife
ki, ben bir erkek olarak bu güne kadar böyle
bir tarife görmedim, duymadım, karşılaşmadım
doğrusu.
Sevgili dostlarım. Bilir misiniz
erkeklerin bazıları; kendilerini hovarda
sananlar nasıl bu işi yaptıklarını, bir
bayanı nasıl tavladıklarını, o kadına nasıl
sahip olunur, işte bunların ilk adımları
diye de bazen gazeteler de 18 puntodan
verirler haber olarak. Sizler de güler
geçersiniz. Bazı erkekler denemeye kalkar,
eline yüzüne, gözüne bulaştırır. Bazıları
ise saman altından su yürüttükleri içiniz
bırakmazlar. Bu arada erkeklerin bu
yaptıkları ihanet ve ya aldatma dedikleri bu
durumu bayanların da yaptığı söyleye
bilirim. Karşılaştıklarım da oldu.
Kendilerine sorduğumda ise cevap ilginçti
dostlarım.” Ben aldatıldım, mademki beni
aldattı ben de ondan intikam almak için bunu
onun önünde yapıyorum. Hem hep erkekler mi
aldatacak. Erkekler yapınca hovarda oluyor,
biz kadınlar yapınca yuva yıkan oluyor. Bana
ters gelen burası oluyor.” dedi kişi. Bu
konudaki yorumu size bırakıyorum.
Evet sevgili dostlarım. Hala benim
tarifeye girmediğimi, bunu ne zaman
açıklayacağımı bekliyorsunuz değil mi? Bakın
dostlarım; “ Benim tarifem yok..” dizesinin
anlamı şu, sıkı durun şimdi.
Bir erkek ilk tanıştığı kadını elde
edebilmek için bir takım hareketleri
hedeflermiş. Bunu da karşısındaki bayana
işler bozulduğunda ise ve ya konuşmalar
sırasında bir bayana yönelik düşüncesini
sinsice söylemeye kalkarmış. Bu erkeğe göre
ilk tanıştığında güzel sözler ve nağmeler
önemliymiş. Mümkünse yan yana gelmeye, en
kısa zamanda bayanın elini tutmaya,
çalışırmış. Hani el ele gezecekmiş gibi.
Daha sonra bir manzaralı yer ve ya bir
eğlence yerine doğru gitmeye. Burada dans
etmeye, yanak yanağa gelmeler. Derken sonu
malum yakınlaşmalar... Evet dostlarım
erkeklerin çoğunun böyle yaptıklarını, ilk
adımlarında böyle olduğunu söyleyen erkeler
varmış.
Bir insanın karşısındaki kişiye
duyacağı ilgi alaka bu tür erkeklere göre
önemli değildir. İster erkek olsun, isterse
kadın olsun; duygusuz, düşüncesiz, bazı
hislerin uyanmadığı, sadece yaşamayı
karşısından istifade etmeyi amaçlayanların
duygusuz, art niyet ve acımasızlıklarının
karşılığında söylenen bu dizeler; sevginin,
aşkın, gönülden bağlanmanın, seviyorum diye
bilmenin hepsini içine alan bir duygu
yansıması olduğunu söyledi dizelerin sahibi.
Kısacası erkeklerin kadınlara yönelik bu
hareketin karşılığı imiş tarife dostlarım.
Evet şimdi öğrendiniz mi tarifem yok demenin
anlamını dostlarım.
Doğrusunu isterseniz bu durum beni
çok üzdü. Neden biliyor musunuz dostlarım.
Aşkın, sevginin, sevmenin tarifi mi olur
hiç? Sevilmeyi, sevmeyi bekleyen birine,
gönülden bağlanmayı amaçlayan birinin birden
böyle bir tarife ile karşılaşma nedir bilir
misiniz? Hele tam sizi tanımaya başlayan
birine böyle tarifler ile yaklaşmaya
kalkmak. Doğrusu ilk önce aşka yapılan
hakarettir bana göre. Ama bir de diğer yanı
varki dostlarım; bu tür yanlışlarda
insanların karşısına ahlak anlayışına göre,
inancına göre işte o bilinen durum oluşu
veriyor. Bu tür düşünenlerin teneşir
tahtasının pakladığını çok duyarız
dostlarım. Şu işin tarifesi diye nasıl
söyleriz bilemem bu saygısızlığın, adiliğin,
şerefsizliğin karşılığında. Benim bu konuda
söyleyecek çok sözüm vardı aslında. Ancak
bir cümlelik deyişim olacak. “ Kendine
istediğini, dostlara ve diğerlerine; kendine
yapılmasını istemediğini ise hiçbir insan
için düşünme ve uygulama.” Diyen bu cümle
sanırım en iyi şekilde olacaktır dostları.
Kalın sağlıcakla. Gününüz aydın,
çalışmalarınız bereketli, sağlıklı bir yaşam
ve tarifesiz bir aşkın mutluluğu içerisinde
mutlu olmanızdır.
Hüseyin DURMUŞ
|