Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
    
   MAKALELER  
   Dr. SAİT GÜNGÖR ELGİN  
 

      19 Mayıs Geçlik ve Spor Bayramı
              ve TATİLE HAZIRLIK

19 Mayıs gelince içime bir sevinç ve heyecan kaplar. Geçmişte bu duyguları daha somut yaşardım. Şimdi o günler gözümün önüne geldikçe gözlerim nemleniyor, hatıralara dalıyorum.
Çalıştığım okullarda 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramlarının çok ayrı bir yeri vardı. 23 Nisandan itibaren 19 Mayıs Bayramına hazırlık çalışmaları başlardı. Her yandan boru, trampet sesleri gelir, ovalar, dağlar çınlardı. Okulun stadı her sabah etütten  önce, öğrencilerin 19 Mayıs Bayramında gösterecekleri müzikli jimnastik hareketlerinin provalarını yapılır; büyük bir ciddiyet ve istekle bayrama hazırlanılırdı.
Bayram için il merkezine trenle veya tren olmayan yerlerde askeri arabalarla (arkası branda ile örtülü karşılıklı iki sıra oturacak yerleri olan kamyonlar) bütün okul taşınırdı.
Bizim okulun stada girişi çok görkemli olurdu, halk özellikle bizim öğrencilerin en küçük sınıftan en büyük sınıfa kadar tümünün katılımı ile yaptıkları gösterileri özellikle görmek için beklerlerdi. Ne heyecan dolu, sevinç dolu günlerdi. İstiklal Marşı, Gençlik Marşı (Dağ başını duman almış, Güneş ufuktan şimdi doğar, Yürüyelim arkadaşlar…)
19 Mayıs, baharın habercisi, yazın habercisidir.  Tatil yaklaşıyor. Okullar, öğrenciler, öğretmenler uzun bir tatile hazırlanıyor. Kışın yorgunluğu ancak böylesi uzun bir tatille giderilebilir. Tatilin gelmesi çocuklar için büyük bir sevinç kaynağıdır. Zaman zaman okulu, arkadaşlarını aradıkları da olur ama, gene de genel olarak çocuklar tatili çok severler.
Deniz kenarları tatile çıkan aileler ve çocukları için birer eğlence diyarı. Onlar için tatile çıkmak, deniz kenarındaki yazlıklarına veya kiraladıkları mekanlara göçmektir. Ama esasen deniz kenarında yaşayanlar için bu sevinç başka yerlerden gelen çocuklarınki kadar yoğun mudur ?
Tatil yapmak, tatile çıkmak iyi de acaba yalnızca bu kadarla yetinmeli mi? Bu konuda ailelerin, okulların, resmi kuruluşların yapmaları gereken bazı hazırlıklar olması gerekmiyor mu? Birkaç seneden beri, sadece Diyanet İşleri Başkanlığının ve camilerin, çocukların tatil aylarında dini bilgiler edinmeleri ve Kur’an-ı Kerim öğrenmeleri için programlar düzenlediklerine şahit oluyoruz. Gönül istiyor ki, okullar da, spor klüpleri de kütüphaneler de öğrencilerin tatillerini verimli geçirmeleri için etkinlikler düzenlesinler.
Aileler, çocuklarının tatillerini mutlaka düşünmeli, onları başıboş bırakmamalılar. Gerek ana-babalarına yardım gibi, gerek tanıdıkların yanında ticaret ve sanat faaliyetlerine katılarak, hayatı hayatın içinde yaşayarak öğrenmeleri sağlanmalıdır. Bağ, bahçe, tarla işleri v.b.
Okullar, serbest spor çalışmaları, tiyatro, resim ve iş faaliyetleri, turizm, okuma, müzik, çeşitli yarışmalar düzenleyebilirler. Okulların, bakım ve onarım işlerini öğrenciler  yapabilirler.
Spor klüpleri geleceğin sporcularını yetiştirmek için spor okulları açabilirler. Deniz sporlarını profösyenelce  yapabilmeleri için gerekli hazırlıkları; izinleri, alt yapıları, eğiticileri sağlayabilirler.
Bakanlıklar; Milli Eğitim Bakanlığı, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, Orman Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, Turizm ve Tanıtma  Bakanlığı, İç İşleri Bakanlığı ve  Üniversitelerden; yurt çapında öğrencilerin uzun yaz tatillerini daha faydalı bir şekilde değerlendirebilmeleri için bazı çalışmalar yapmaları beklenebilir: Kardeş ülkelerin öğrencileri ile mübadele etmek ve  iş alanlarında çalıştırılmak, izcilik faaliyetleri, yurt-içi ve yurt –dışı gezileri düzenlemek, kurslar, kamplar organize etmek gibi. Kısmen yapılan bu faaliyetlerin daha yaygın ve yurdun tüm köşesini kapsayacak şekilde yapılabilir.
Üç tarafımız denizlerle çevrili olmasına rağmen denizlerden çok az yararlanıyoruz. Deniz sporları, deniz gezileri, amatör denizcilik kursları, balıkçılık kursları ile öğrenciler denize yaklaştırılabilir.
Dağ sporları, ormanlarda yapılacak kamplar, yürüyüşler, orman ürünlerinin değerlendirilmesi çalışmaları.
Tamamen gönüllülük esasına dayanacak bu faaliyetler için velilerin , okulların yanında hayırseverlerin, uluslar arası kuruluşların yardımları sağlanabilir. Yatılı okulların imkanlarından yararlanılabilir.
Ülkemizin çok zengin olan doğası ve tarihi zenginlikleri, yakın ve uzak gezi faaliyetleri gerek arabalarla, gerek yürüyerek, bisikletle, trenle, uçakla yapılabilir.
Kışın dersler sebebiyle yapılamayan pek çok etkinlik yaz tatilinde iyi bir planlama ve en ekonomik olanlarından başlanarak tedrici olarak genişletilebilir.
Ben Ortaklar Öğretmen Okulunda öğretmenken (aynı zamanda Müdür Yardımcısı idim) 150 kadar Fransız öğrenci grubunu bir gece okulumuzda misafir etmiştik. Tabii, gerekli resmi izinleri almışlar, çevredeki tarihi eserleri görmek için gelmişlerdi. Her yaştan öğrenci vardı. Organizasyonu bizim İstanbul Üniversitesi Öğrenci Örgütü ile, Fransız Öğrenci Örgütü ortaklaşa yapmışlardı. Biz kendilerine yatakhanede yatak hazırlamıştık, havanın çok sıcaktı, yanılmıyorsam 14 Temmuz’du. Gece öğrencilerin büyük bir bölümü yatakhaneye girmediler bile, her biri kendi uyku tulumları ile yatakhanenin bahçesinde uyudular. Yatmadan evvel kitap okuyorlardı Bu yüzden bahçe el fenerleri ile ateş böcekleri gibi her taraftan ışıl ışıl aydınlandı. En küçük bir saygısızlık, yaramazlık görmedik. Bu olay beni çok etkilemiş ve bizim çocuklarımız ne zaman böyle bir organizasyonlara kavuşabilecekler diye gıpta ile düşünmüştüm.
İngiltere ile Fransa arasında da sömestr tatillerinde karşılıklı öğrenci transferi yaptıklarına şahit olmuştum.  Okullar, kurumlar karşılıklı olarak anlaşıyor ve ekonomik yoldan kültür alış-verişi yapılıyordu.
Bu yazdıklarımın hiçbiri gerçekleşmese bile, ana-baba veya veliler, eğitiminden sorumlu oldukları çocukların yaz tatilini planlamalı, mutlaka başıboş dolaşmalarının yerine faydalı etkinliklerde bulunmaları için gereken önlemi almalıdırlar. Tanıdık birinin yanına çırak olarak vermek, bahçede,  tarlada, bağda ve evde  yardımlarını istemek, belli sayıda kitap okumaları ve özetlemeleri, belli sayıda matematik problemi çözerek kış aylarında öğrendikleri bilgileri unutmamaları sağlanabilir. Bütün bunlar çocukla konuşarak, fazla zorlamadan, her türlü oyun ve eğlenceye de zaman ayırarak  ve öğrenmeyi oyun haline getiren bilgisayar programları aracılığıyla da yapılabilir.
Şimdi çocuklarımız için o kadar çok imkan var ki. Keşke biraz değerlendirebilseler…

Dr. Sait Güngör ELGİN
Eğitim Bilim Uzmanı
SMS:0532-516 09 28

 

 
     
     
   
 

    

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi