19
Mayıs Geçlik ve Spor Bayramı
ve TATİLE HAZIRLIK
19 Mayıs gelince içime bir sevinç ve heyecan
kaplar. Geçmişte bu duyguları daha somut
yaşardım. Şimdi o günler gözümün önüne
geldikçe gözlerim nemleniyor, hatıralara
dalıyorum.
Çalıştığım okullarda 19 Mayıs Gençlik ve
Spor Bayramlarının çok ayrı bir yeri vardı.
23 Nisandan itibaren 19 Mayıs Bayramına
hazırlık çalışmaları başlardı. Her yandan
boru, trampet sesleri gelir, ovalar, dağlar
çınlardı. Okulun stadı her sabah etütten
önce, öğrencilerin 19 Mayıs Bayramında
gösterecekleri müzikli jimnastik
hareketlerinin provalarını yapılır; büyük
bir ciddiyet ve istekle bayrama
hazırlanılırdı.
Bayram için il merkezine trenle veya tren
olmayan yerlerde askeri arabalarla (arkası
branda ile örtülü karşılıklı iki sıra
oturacak yerleri olan kamyonlar) bütün okul
taşınırdı.
Bizim okulun stada girişi çok görkemli
olurdu, halk özellikle bizim öğrencilerin en
küçük sınıftan en büyük sınıfa kadar tümünün
katılımı ile yaptıkları gösterileri
özellikle görmek için beklerlerdi. Ne
heyecan dolu, sevinç dolu günlerdi. İstiklal
Marşı, Gençlik Marşı (Dağ başını duman
almış, Güneş ufuktan şimdi doğar, Yürüyelim
arkadaşlar…)
19 Mayıs, baharın habercisi, yazın
habercisidir. Tatil yaklaşıyor. Okullar,
öğrenciler, öğretmenler uzun bir tatile
hazırlanıyor. Kışın yorgunluğu ancak böylesi
uzun bir tatille giderilebilir. Tatilin
gelmesi çocuklar için büyük bir sevinç
kaynağıdır. Zaman zaman okulu, arkadaşlarını
aradıkları da olur ama, gene de genel olarak
çocuklar tatili çok severler.
Deniz kenarları tatile çıkan aileler ve
çocukları için birer eğlence diyarı. Onlar
için tatile çıkmak, deniz kenarındaki
yazlıklarına veya kiraladıkları mekanlara
göçmektir. Ama esasen deniz kenarında
yaşayanlar için bu sevinç başka yerlerden
gelen çocuklarınki kadar yoğun mudur ?
Tatil yapmak, tatile çıkmak iyi de acaba
yalnızca bu kadarla yetinmeli mi? Bu konuda
ailelerin, okulların, resmi kuruluşların
yapmaları gereken bazı hazırlıklar olması
gerekmiyor mu? Birkaç seneden beri, sadece
Diyanet İşleri Başkanlığının ve camilerin,
çocukların tatil aylarında dini bilgiler
edinmeleri ve Kur’an-ı Kerim öğrenmeleri
için programlar düzenlediklerine şahit
oluyoruz. Gönül istiyor ki, okullar da, spor
klüpleri de kütüphaneler de öğrencilerin
tatillerini verimli geçirmeleri için
etkinlikler düzenlesinler.
Aileler, çocuklarının tatillerini mutlaka
düşünmeli, onları başıboş bırakmamalılar.
Gerek ana-babalarına yardım gibi, gerek
tanıdıkların yanında ticaret ve sanat
faaliyetlerine katılarak, hayatı hayatın
içinde yaşayarak öğrenmeleri sağlanmalıdır.
Bağ, bahçe, tarla işleri v.b.
Okullar, serbest spor çalışmaları, tiyatro,
resim ve iş faaliyetleri, turizm, okuma,
müzik, çeşitli yarışmalar düzenleyebilirler.
Okulların, bakım ve onarım işlerini
öğrenciler yapabilirler.
Spor klüpleri geleceğin sporcularını
yetiştirmek için spor okulları açabilirler.
Deniz sporlarını profösyenelce
yapabilmeleri için gerekli hazırlıkları;
izinleri, alt yapıları, eğiticileri
sağlayabilirler.
Bakanlıklar; Milli Eğitim Bakanlığı, Tarım
ve Köy İşleri Bakanlığı, Orman Bakanlığı,
Kültür Bakanlığı, Turizm ve Tanıtma
Bakanlığı, İç İşleri Bakanlığı ve
Üniversitelerden; yurt çapında öğrencilerin
uzun yaz tatillerini daha faydalı bir
şekilde değerlendirebilmeleri için bazı
çalışmalar yapmaları beklenebilir: Kardeş
ülkelerin öğrencileri ile mübadele etmek ve
iş alanlarında çalıştırılmak, izcilik
faaliyetleri, yurt-içi ve yurt –dışı
gezileri düzenlemek, kurslar, kamplar
organize etmek gibi. Kısmen yapılan bu
faaliyetlerin daha yaygın ve yurdun tüm
köşesini kapsayacak şekilde yapılabilir.
Üç tarafımız denizlerle çevrili olmasına
rağmen denizlerden çok az yararlanıyoruz.
Deniz sporları, deniz gezileri, amatör
denizcilik kursları, balıkçılık kursları ile
öğrenciler denize yaklaştırılabilir.
Dağ sporları, ormanlarda yapılacak kamplar,
yürüyüşler, orman ürünlerinin
değerlendirilmesi çalışmaları.
Tamamen gönüllülük esasına dayanacak bu
faaliyetler için velilerin , okulların
yanında hayırseverlerin, uluslar arası
kuruluşların yardımları sağlanabilir. Yatılı
okulların imkanlarından yararlanılabilir.
Ülkemizin çok zengin olan doğası ve tarihi
zenginlikleri, yakın ve uzak gezi
faaliyetleri gerek arabalarla, gerek
yürüyerek, bisikletle, trenle, uçakla
yapılabilir.
Kışın dersler sebebiyle yapılamayan pek çok
etkinlik yaz tatilinde iyi bir planlama ve
en ekonomik olanlarından başlanarak tedrici
olarak genişletilebilir.
Ben Ortaklar Öğretmen Okulunda öğretmenken
(aynı zamanda Müdür Yardımcısı idim) 150
kadar Fransız öğrenci grubunu bir gece
okulumuzda misafir etmiştik. Tabii, gerekli
resmi izinleri almışlar, çevredeki tarihi
eserleri görmek için gelmişlerdi. Her yaştan
öğrenci vardı. Organizasyonu bizim İstanbul
Üniversitesi Öğrenci Örgütü ile, Fransız
Öğrenci Örgütü ortaklaşa yapmışlardı. Biz
kendilerine yatakhanede yatak hazırlamıştık,
havanın çok sıcaktı, yanılmıyorsam 14
Temmuz’du. Gece öğrencilerin büyük bir
bölümü yatakhaneye girmediler bile, her biri
kendi uyku tulumları ile yatakhanenin
bahçesinde uyudular. Yatmadan evvel kitap
okuyorlardı Bu yüzden bahçe el fenerleri ile
ateş böcekleri gibi her taraftan ışıl ışıl
aydınlandı. En küçük bir saygısızlık,
yaramazlık görmedik. Bu olay beni çok
etkilemiş ve bizim çocuklarımız ne zaman
böyle bir organizasyonlara kavuşabilecekler
diye gıpta ile düşünmüştüm.
İngiltere ile Fransa arasında da sömestr
tatillerinde karşılıklı öğrenci transferi
yaptıklarına şahit olmuştum. Okullar,
kurumlar karşılıklı olarak anlaşıyor ve
ekonomik yoldan kültür alış-verişi
yapılıyordu.
Bu yazdıklarımın hiçbiri gerçekleşmese bile,
ana-baba veya veliler, eğitiminden sorumlu
oldukları çocukların yaz tatilini
planlamalı, mutlaka başıboş dolaşmalarının
yerine faydalı etkinliklerde bulunmaları
için gereken önlemi almalıdırlar. Tanıdık
birinin yanına çırak olarak vermek,
bahçede, tarlada, bağda ve evde
yardımlarını istemek, belli sayıda kitap
okumaları ve özetlemeleri, belli sayıda
matematik problemi çözerek kış aylarında
öğrendikleri bilgileri unutmamaları
sağlanabilir. Bütün bunlar çocukla
konuşarak, fazla zorlamadan, her türlü oyun
ve eğlenceye de zaman ayırarak ve öğrenmeyi
oyun haline getiren bilgisayar programları
aracılığıyla da yapılabilir.
Şimdi çocuklarımız için o kadar çok imkan
var ki. Keşke biraz değerlendirebilseler…
Dr. Sait Güngör ELGİN
Eğitim Bilim Uzmanı
SMS:0532-516 09 28
|