TÖRE
Töre, kelime kökü itibariyle, eski
İbranice’den (Tora/Tevrat), ve
Moğalca’dan (Tör/Devlet) dilimize
yerleşmiş olup, yazılmaya bile gerek
olmayan, uyulması zorunlu, kesin
kural demektir.
İlk,
doğruluğu kabul görmüş; gerek İlahi,
gerekse kültürel bir kanun olarak
tanınan töre, zaman içinde
doğruluğunu koruyamamış, hurafe ve
yanlış yaşam örneklerini de içine
almıştır. Nesiller boyu devam
ettirilen, vazgeçilmezlerimizden
olan törelerimiz, her nesilde, bir
yanlış yaşam öyküsünü hapsettiğini
düşünsek bünyesinde, şu an yaşanan
töre cinayetlerini daha net idrak
edebiliriz.
Sosyal yaşantımızın merkezini işgal
eden törelerimizi, bir kez daha
oturup düşünmenin, zaman içerisinde
geçirdiği evrimleri incelemenin ve
aslığını korumadığını fark etmenin
hala zamanı gelmedi mi?
Çocukken oynadığımız, kulaktan
kulağa oyununa benzeyen töre, başta
“A”, olarak çıkıp, günümüze “K”,
olarak gelmiş olamaz mı? Yoksa
bunların bilincindeyiz de,
çıkarlarımıza mı ters geliyor
doğrusunu yaşamak.
Sadece, töre emrettiği için, eşiyle
birlikte aynı sofrada yemek
yiyemeden yaşlanan, yaşlandığı için
yanına, genç bir hanımı da kabul
etmek zorunda kalan hanımlarımız,
acaba “törenin mi kurbanı oldular,
yoksa töreye sığınan zavallıların
kurbanı mı?”, bunu iyi ayırt etmek
gerek.
Görsel ve yazılı basında daima
işittiğimiz ve her defasında “yine
mi?” dediğimiz töre cinayetleri,
“namusumu temizledim”,
açıklamalarıyla güya gurur verici
bir portre gibi çıkıyor karşımıza.
Namus, eski Yunanlılar’dan dilimize
yerleşmiş olup, iktidar, kural,
erkeğin sahip olduğu otlak alan
anlamıyla, “nomos/nema ” kökünden
türemiş bir sözcüktür. Kelime anlamı
itibari ile erkeğin sahipliği söz
konusu olması, kadın üzerinde hüküm
vermesi, hatta kadının canını almaya
kadar gidebilen, yanlış bir
davranışın geliştirilmesini
öngörmediğini, aklı selim herkes
düşünebilir. Zaten töre cinayeti,
namus cinayeti diye adlandırılan bu
kıyımlar, genellikle erkekler
tarafından işlenmiş olsa da,
temelinde, kayın valide, nine, abla
veya aşiret liderlerinin azmettirici
olduğunu görüyoruz. Demek ki; namus
cinayeti aslında, yapıldığı iddia
edilen namussuzluklar için değil,
yanlış yaşam öyküsünün töre adıyla
uygulanmasından kaynaklanıyor.
Töre kavramı içinde namus
kavramı, hangi kriterlerle
tanımlanıyorsa ona göre bir ceza
kesmeyi öngören toplumlar!
Bir
kez daha düşünün; tanımlarınızı ve
kavramlarınızı!
Bir
kez daha düşünün; inandıklarınız ve
uyguladıklarınız arasındaki
farklılıkları!
Bir
kez daha düşünün; ölüm ile yaşam
emrinin kimden geldiğini!
Zira, şüphesiz her şeyi hakkıyla
gören bilen Allah’a inanıyorsanız.
ELVAN USUL
Ağustos 2003