Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
    
  MAKALELER  
  Dr. SAİT GÜNGÖR ELGİN  
 


Dr. Sait Güngör Elgin
Tel:0274-2165141
Cep:0532-516 09 28
e-mail-1:
elginorama@gmail.com
e-mail-2:
gungor.elgin@hotmail.com
 

VAH İSVİÇRE VAH!!! 

Sayın Perinçek geçtiğimiz aylarda Lozan Barış andlaşmasının yıldönümünde Lozan’a gitti ve orada “Ermeni soykırımı diye bir şey yoktur. Bu uydurma bir sözdür. Her iki taraftan da ölenler vardır.” Dedi ve Fransa gibi İsviçre de daha önce çıkardığı “Soykırımını İnkar etmek suçtur yasası” Gerekçesi ile tutuklandı. Tutuksuz olarak yargılanmak üzere salıverildi. Dünkü haberlere göre, Sayın Perinçek 90 kilogramlık belgelerle mahkeme önüne çıkacak ve bu olayın asılsızlığını belgelerle kanıtlayacak. Belgeler, Rus ve Ermeni arşivlerinden derlenmiş. Bizler de aynı Hrant Dink cenazesinde olduğu gibi basınımızla, televizyonlarımızla ve yurt içinde yapacağımız toplantı ve gösterilerle onu destekleyeceğiz. Dünya kamu oyunu bu konuda gerekli olan mesajları vereceğiz.  

Geçtiğimiz haftanın gündeminde “Sözde Ermeni soykırımı” ve “Kerkük’le ilgili gelişmeler” vardı. Televizyon kanallarında, gazetelerde konu ile ilgili uzmanlar fikirlerini söylediler; bir hafta boyunca. 

Olayların ışığında memleket meseleleri ile ilgilenmek, düşünmek, düşündüklerini ifade etmek her yurttaşımızın hakkı ve bir bakıma görevidir. Bu konuda uzmanlara, bilim adamlarına çok önemli sorumluluklar düşüyor. Çünkü onlar doğru düşünme ve toplumu yönlendirme konusunda  çok önemli bir sorumluluk taşıyorlar. Konuları derinlemesine bilmeyen bizim gibi sıradan yurttaşları bilgilendirip, doğru düşünmemizi, doğru kararlar almamızı sağlarlar. 

İşte böyle sorumluluk sahibi bilim adamlarından biri olan Türk Dil ve Tarih Kurumu Başkanı sayın Prof. Dr. Hallaçoğlu’nun “Sözde Ermeni soykırımı” ile ilgili düşüncelerini CNN Türk’te dinledim. Doğrusu çok yararlandığımı söyleyebilirim. 

Biz şimdiye kadar, tarihçiler bir araya gelsinler, arşivler açılsın. Gerçekten böyle bir şey var mı yok mu? Herkes öğrensin, bu iş bitirilsin; diye düşüne geldik. Prof. Dr. Hallaçoğlu diyor ki:” Bir kere iddia sahipleri Ermeni’ler değil, Ermeni’ler adına mücadele ettiklerini söyleyen Komiteler. Bunlar, Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devletinin savaştığı düşmanları yanında  yer alan, orduyu arkadan vuran, isyanlar çıkaran, köyleri basıp kadın, çocuk, ihtiyar köylüleri insafsızca öldüren, cepheye giden ikmal yolları üzerinde barınan bir kısım Ermeni asıllı Osmanlı Yurttaşımızı da zorla, amaçlarına alet etmek için zorlayan çetelerdir. İşte zorunlu göç savaş sırasında bu durumları ortadan kaldırmak amacıyla, uluslar arası hukuk kurallarına uygun olarak yapılmıştır.   

Eğer iddia edildiği gibi soykırım söz konusu olsaydı; İtilaf Devletleri İstanbul’u  işgal ettikleri zaman,  Osmanlı arşivleri ellerinde idi, bu olayla ilişkili bazı kişileri tutukladılar, ancak muhakeme bile edemediler, çünkü, iddiaları doğruluğunu ispat edebilecekleri hukuki deliller yoktu. Bu yüzden tutukluları muhakeme bile edemediler, hepsini serbest bıraktılar. Bir kısmını İngiltere’ye götürdüler, olayı öğrenen Atatürk, suçsuz insanları bırakmadıkları takdirde esir olarak elinde bulunan İngilizlere misilleme yapacağını bildirince derhal serbest bıraktılar..” Dedi. “Bu yüzden konu, ne hukuk, ne de tarih önünde iddia edildiği gibi değildir. Bunu bildikleri içindir ki: Türkiye Cumhuriyetin’den soykırım iddialarının onaylanmasını istemektedirler, dünya devletlerine bunu kabul ettirerek amaçlarına ulaşacaklarına inanmaktadırlar. Bu yüzden silahlı mücadeleye girişmişler, günahsız yüzlerce diplomatımızı şehit etmişlerdir.”, “ Yunanlı’lar, Bulgar’lar, Romen’ler Osmanlı Devleti’ne başkaldırdılar, savaştılar, öldüler, öldürdüler ve müstakil devletlerini kurdular. Ermeni Komitacıları da müstakil Ermeni devleti kurmak amacı ile giriştikleri ve devletin en kritik zamanında yaptıkları bu gayri insani mücadelelerinin sonuçlarını katlanmak zorundalar. Varsa bir hakları, istedikleri yere başvursunlar.” 

İsviçre’nin Cumhuriyet tarihimizde çok önemli bir yeri vardır. Medeni Kanunumuzu onlardan aldık. Türkiye Cumhuriyeti’nin tanınması ve haklarının güvencesi olan Lozan andlaşması, İsviçre’de yapıldı. Avrupa’nın tarafsız bir ülkesi, demokrat, insan haklarına saygılı, tüm dünyanın güvenini kazanmış bankaları ile ün yapmış, sanayide ileri, saatin vatanı olan İsviçre’nin biz Türklerin gönlünde çok ayrı bir yeri vardır. Bu dava sebebiyle inşallah bizim güvenimizi kaybetmez, tarihi dostluğumuz, halklardan halklara olan dostluğumuz incinmez inşallah.       

                         

 
  ANA  SAYFA  
     
   
 

    

 
     
 

 
     
         
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi