|
YANLIŞ ADRES
Artık
geceler onundu. Kimseye hesap vermeyecekti.
Kendiyle hesaplaşacaktı. Bu hayatı kendi
seçmedi . Bu kenti, bu mahalleyi, bu evi.
Sorulmadı hiçbir zaman ne olacaksın diye.
Hayat arkadaşını bile onlar seçti. O sadece
yaşadı…
Çünkü onların çocukları idi. ” -Senin yaşın
daha küçük, aklın ermez. Büyüdüğün zaman
karar verirsin. Şuna bak bacak kadar boyunla
akıl veriyor. Oğlum biz bu saçları
değirmende ağartmadık.” derlerdi.
Ne doyasıya oynamasına, ne koşmasına, ne
sevmesine izin verdiler. Hayal bile
kurmasına izin vermediler. O, gerçeklerin
adamıydı . Hayatın kendisi idi. Önceleri
anne ve babasının tutsağı daha sonra
patronun , sonraları hanımının daha
sonraları da çocuklarının tutsağı oldu .En
sonunda gecelerin tutsağı .
Tutunduğu dallar birer birer kırılmıştı.
Önce benim her şeyimsin dediği babası daha
sonra ciğerimin bir parçası dediği annesi,
sonraları sensiz asla yaşayamam dediği
karısı ve her şeyim dediği oğlu bırakıp
gitmişti..
Günler boyu gözyaşlarını içine akıttı.
Hayatı tanımadan hayat onu un ufak etmişti.
Çok kereler gitmek istedi ama yapamadı.
Artık onu bağlayan bir şey yoktu. O;
geçmişin bütün izlerini yok etmek; bu evden,
diyardan gitmek, tüm yaşanmışları bu
duvarlar arasında bırakmak; geçmişini buraya
gömmek istiyordu. Hiç yaşamadığı özgürlüğü
bulmak istiyordu.… Son kez odalara göz
gezdirdi. Sanki buraya ait değildi.
Ceketini omzuna alıp gecenin karanlığına
karıştı.Yıldızlar yoldaşıydı artık.
Babasının her fırsatta söylediği “-Ben
ölürsem bu oğlanın açlıktan nefesi kokar “
sözleri aklına düştü. İçine yer etmişti ,
bu söz .
-Avazı çıkığı kadar bağırdı. Hayır baba
düşündüğün gibi olmadı , bak dimdik
ayaktayım .Girdiğim tüm ihaleleri kazandım
.Kendimce çok güzel işler yaptım , ama sen
görmedin .
-Canım annem istediğin gibi olamadım. Çok
paralar kazanamadım, Şükran teyzenin oğlu
gibi doktor, Elmas teyzenin oğlu gibi
mühendis olamadım.Katlarım arabalarım
olmadı. Benimle gurur duyamadın. Ama ben hep
sana layık olmaya çalıştım yaşadığın sürece.
Seni çok özledim anne ...
Ya Nurancığım! Hani ben senin her şeyindim?
Bensiz olamazdın? Ne buldun o adamda?
Sevgiyi mi, parayı mı, aşkı mı? Oysa
kendin gelmiştin bana … Sevdiğim vardı ama
izin vermediler! Seni de sevdim bağrıma
bastım evimin kadını , çocuğumun annesi
oldun.Ya sonra…
Canım oğlum ! Bir tanem sensiz yüreğim çok
acıyor. Gezdiğimiz parklara futbol
oynadığımız sahalara ayaklarım hiç
gitmiyor.Atlı karıncalara hiç
binmiyorum.Şehirler arası yolculuklar çoktan
bitti.Seni anımsatan her şeyden
kaçıyorum;nereye kadar bilemiyorum .Kokunu
sıcaklığını çok arıyorum, çoook. Üşüdüğüm
gecelerde önceleri annen sonra sen
geliyorsun aklıma… Sımsıcak gülüşlerin
kurşuni gecelerimde güneşim oluyor. Benim
içinde yanında yer var mı canım oğlum?
Bir insan bu kadar cezalandırılır mı ,bu
kadar olumsuzluklar üst üstte gelir mi?
Duyguların çöktüğü dibe vurduğu anlar bu
anlar. Oysa onun beklentileri hiç olmadı,
dümdüz bir adamdı. Beklentilerin olduğu
yerde hayal kırıkları,hayal kırıkların
olduğu yerde ise üzüntü ve keder
kaçınılmazdır. Sanırım adres yanlış
yazılmıştı.
Samiye SEZEN SAYIN
4 / 04/
2006 -BURSA
|