Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
    
  MAKALELER  
  SAMİYE SEZEN SAYIN  
 
 

YAŞANABİLİR BİR ÇEVRE  İSTİYORUM 

Çevreye karşı duyarlı olmak gerek. Çevreci olmak gerek. Çağdaş olmak gerek... Hepsinden önemlisi, insan olmak gerek. Önce kendine saygılı olmak gerek.. Çevremiz  gittikçe kirleniyor. Toprak kirleniyor, kentler, sokaklar, kirleniyor. İlişkiler kirleniyor, aileler kirleniyor, hepsinden de öte dünyamız kirleniyor. Reklamlarda kirlenmek güzeldir deniliyor. Keşke güzellikleri getirse, yıkanabilir olsa.. Bizler güzel olan her şeyi yok etmeye programlanmışız.. Çevre bilinci gelişmiş duyarlı, çağdaş insanlara her geçen gün daha çok ihtiyacımız var.
            5 Haziran Dünya Çevre Günü . Konu ile ilgili bir sürü yazı yazılıp çizilecek. Okuduğum bir  yazıda: Varlıklara ve ekolojik bütüne saygıdan, doğadaki tüm canlı ve cansız varlıklara insan müdahalesinin en aza indirilmesinden söz ediliyordu. Sağlıklı bir yaşam ve çevre için. Sözler  içime su gibi aktı. Duyarsız olamazdım, duyarsız da değilim ama ben okyanusta bir damlayım. Bu damlaların bir yerde toplanması lazım..
            Gelecekte nasıl bir dünya olacak? Diye  sanırım hepimiz düşünüyoruzdur. Bu günkü vurdum duymazlık devam ederse, hele bilim adamlarına kulak vermezsek. Karamsar bir tablo çizmemek işten bile değil. Kürsel ısınmanın arttığı, solunabilir bir hava bulmak, buzulların yok olduğu, kızıl çöllerin her yeri kapladığı, suyu yok olmuş okyanusların, tropik ormanların derin yarıkların oluştuğu verimsiz toprakları; açlıktan, susuzluktan ölen insanları, hayal etmek bile ürkütüyor.
            Sanayi devrimi ile başlayan çevre kirliliği, günümüzde küresel bir kirlenmeye ve çözümlenemeyen bir boyuta gelmiştir. Hepimizin bildiği gibi, sanayileşme ve kentleşme çevre sorunlarını arttırmaktadır.Yapılan araştırmalara göre son elli yılda bu kirlenme en yüksek seviyeye ulaşmıştır. Çevre kirlenmesi, çevre sağlığını da tehdit etmektedir. Kirlenme, doğal yaşamı ve insan sağlığını tehdit eder bir boyutta  yaşamsal önemi ortaya çıkarmaktadır.    
         Çevre kirliliği emperyalist  sistemin bir armağanıdır. Dünyayı yönetmek uğruna sınırsız isteklerine ulaşabilmek için   ekonomik dengeleri elinde bulunduran holdingler, şirketler ve patronlar, dünyayı açık bir pazara dönüştürmek için gözlerini kırpmadan katliamlara girişmektedirler. Kyoto anlaşmasına ABD hala imza atmamakta… Bizler neyin mücadelesini veriyoruz diye zaman zaman düşünüyorum. Çünkü onlar belirliyor dünyanın kaderini. Bizler bir satranç oyununun da piyonuz. Şah her zaman yerini koruyor. Emrindekilerin de  atları, süvarileri var. Olan biz gelişmekte olan ülkelere oluyor. Onların kendi vatandaşlarının sigorta   çöplüğüyüz.
            Gelecekte yaşanabilir bir dünya bırakmak istiyorsak kirlenmenin önüne mutlaka  geçmeliyiz. Bir acı gerçekte  şu sanırım, sizler de farkına varmışsınızdır. İnsanoğlu bilinçlendikçe, doğaya zarar verme boyutu artmıştır. Doğayı olduğu gibi kabul etme yerine değiştirmeye çalışmıştır.  Böylece hem kendine hem de doğaya zarar vermeye devam etmektedir…
           Uyan ey insanım uyan, damarlarımdaki kan çekiliyor. Başka yaşanacak dünya yok. Bu dünya hepimizin.Yaşanabilir soluk alınabilir bir dünya için varım diyebilenlere…. Çevrenize kulak verin LÜTFEN…                                                     
                                                     Samiye  Sezen Sayın                                                                                      03.06.2006/ BURSA

 
     
     
   
 

    

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi