Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
    
  MAKALELER  
  Dr. SAİT GÜNGÖR ELGİN  
 
                   

Dr. Sait Güngör ELGİN
Eğitim Bilim Uzmanı
SMS:0532-516 09 28

YENİ ÖĞRETİM YILI HAYIRLI OLSUN 

 “Tarih yazı ile başlar.” İlk tarih dersimizde öğretmenimizin söylediği bu sözü hiç unutmadım.
Çünkü bu insanlığın  son beş bin yılını bilebiliyoruz anlamına geliyordu. Ya ondan önceki zamanlar? O zamanlarda yaşayan insanlar hakkında;  ancak insan iskeletleri yanında bulunan çanak-çömlekle, mağara duvarlarına yapılan resimlerle, avlanmak için kullandıkları silahlardan bilgi edinebiliyoruz.

Buluşların nesilden nesle geçişi önceleri sözlü anlatımlarla, daha sonra yazının kullanılması ile yazı sayesinde olmuş; bu beceriye sahip olan uluslar medeniyette ilerlemiş, bu beceriden mahrum kalanlar da geri kalmışlardır.

Matbaanın icadı ve yazının yaygınlaşması bile, uluslar arasında, önemli farklılıkların doğmasına sebep olmuştur.

Okur-yazarlık, bir ulus içinde yaşayan bireyler arasında da ayrıcalıklara yol açmış, ekonomik bakımdan iyi durumda olan aileler çocuklarına öğretmen tutarak, okuma-yazma öğretirken, yoksul ailelerden yetişen çocuklar bu nimetten yararlanamamışlar, yoksul ve zenginler arasındaki uçurum giderek büyümüştür.

Kölelik yıllarında Amerika’da Zencilere okuma-yazma öğretilmediği, kölelik kalktıktan sonra bile Zencilerin beyazların gittiği okullara kabul edilmediği bilinen bir gerçektir.

Demokrasi ve insan hak ve özgürlüklerinin  ön plana çıktığı son birkaç asırdır tüm ülkelerde zorunlu ve parasız eğitim tüm vatandaşlara tanınarak bu beceriyi kullananların sayısı giderek artmıştır.

Osmanlı İmparatorluğundan alınan % 10 dolaylarındaki okur-yazarlık oranı, Cumhuriyet Türkiye’sinde hızla artmış, son yıllarda % 80’lere ulaşmıştır.

Maalesef halâ, bazı bölgelerde kız çocuklarının okula gönderilmeyişi ve okulu olmayan dağ köylerinde okuma-yazma bilmeyen vatandaşların varlığı, eğitim politikalarımızda ve eğitim yatırımlarımızda daha çok şeyler yapmak zorunda olduğumuzu göstermektedir.

Okulların açılmasının yakın olduğu şu günlerde çocuklarımız kadar velilerinin de heyecanlı olduğu, çocuklarını arkadaşlarının yanında boynu bükük bırakmamak için, maddi ve manevi gayret içerisinde oldukları bir gerçektir.      

Başta okula yeni başlayacak küçükler olmak üzere tüm çocuklarımızın  ve velilerinin yeni öğretim yılını kutlar,  başarılar dilerim.

Yarınlarımızı ellerine emanet ettiğimiz tüm öğretmenlerimizin de yeni öğretim yıllarını kutlar, işlerinde başarılar dilerim.
 

 
  ANA  SAYFA  
     
   
 

    

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi