YİNE BOYNU
BÜKÜK
Bu
kaçıncı babalar günüdür bilmem ama
her babalar gününde boynum bükülür.
Bir babalar günü daha geldi ve hem
de babasız ve baba olmanın tadına
varamadan geçecek olan bir babalar
günü. Nedense bana özel günlerimi
ben bir türlü kutlayamıyorum. Buna
benim yaş günüm de dahil dostlarım.
Bu babalar gününde yine boynum
bükük. Hem de öyle bükük ki; çok
sevdiğim insan şuan dua bekliyor
uzandığı yatakta. Bütün duaları
bekliyor yaşam mücadelesi verirken
ve ben yine boynu bükük elimden bir
şey gelmeden yüce Allah’a dua
edebiliyorum sadece. Bu babalar
günün de benim özel günümü
kutlamasını o kadar çok isterdim ki…
Bana bu gün içerisinde nasıl bir
söylemde bulunacağını, nasıl
sesleneceğini tam beklerken, benim
ona ulaşmamın nasıl olacağı durumu
ortaya çıktı. Ona ancak dualarla
ulaşmaya çalışıyorum ve öyle de
oluyor. Ya çocuklarım....
İnsanın yaşamı tersliklerle doludur
ve inan bu terslikler başlamaya
görsün. Bir türlü yakanızı bırakmaz
sizin, aynen benim olduğu gibi. Hele
bir de mutlulukla birlikte hüzünü de
bir anda yaşama gibi bir kadere
sahipseniz; işte o zaman sizin için
söylenecek pek bir şey de yoktur.
Mutluyum, mutlu oluyorum dediğiniz
bir günde ise acı haber alıyor ve
acılara gark oluyorsunuz. Tam işler
düzene girdi diyorsunuz, yeni bir iş
başı yapıyorum dediğiniz günde sizi
yıkan o acı haber gelir ve can
evinizden vurur ve yıkar gider.
Yıkılsanız da ayakta kalacaksınız,
kalmalısınız. Çünkü siz babasınız ve
öyle de olur. Hele bir de
sevdiğinize söz vermiş ve ayakta
duracağım; ne olursa olsun
ağlamayacağım, sesim gür çıkacak
demişseniz işte artık sizin
ağlamanız mümkün değildir.
Ağlayamazsınız, ağlarsanız
sevdiğinize karşı sözünüzde durmamış
olursunuz. Kısacası siz bir
babasınız, ayakta durmalısınız ve
duracaksınız. Öyle de olmalı. Bu
dünyada en çok ağır yükü çekenler
babalar değil mi? Anneler sıkışınca,
çıkmaza girince, işler kördüğüm
olunca; “ Sen babasın, sen evin
erkeğisin, sen çözmeyeceksin de ben
mi çözeceğim.” der hemen. İsterseniz
çözmeyin, isterseniz problemi
halletmeyin. Erkeklik ve babalık
onurunuz o an ayaklar altına alınır.
Çok az kadın vardır ki, gerçekleri
görüp; bu yaşamda mücadelenin kadın
erkek ortak yapılması gerektiğine
inanan. İşte o inanlardan biri ise
şimdi yaşam mücadelesi veriyor.
Vermeye de devam edecek uzun süre.
Babalar konusunda gerçekten o kadar
çok söylenecek var ki… Ama ne yazık
ki kadınlarımız bunu şuan anlayacak
durumda değiller. Gerçi bütün
kadınlarımızı aynı kefeye koymak
yanlış. Ancak şu bir gerçek ki;
günümüzde ekonomik özgürlüğünü
kazanan kadınlarımız, sıkışınca ya
özgürlüğü seçer evden ayrılır ya da
evdeki eşi ile belirli bir süre çok
yıpratıcı bir savaşın içerisine
girerek yaşam içerisinde kendisini
kanıtlayacağım diye çırpınır durur.
Aslında bunlara hiç gerek yoktur.
Hiç kimse kimseye kendini ıspat
etmek zorunda değildir. Yaşamak ve
görmek yeterli olacaktır sadece. Bu
arada gerçekten evinde çocuklarına
ve eşine kök söktüren babalar yok
mu? Onlarda günümüzde çok. Ne yazık
ki bu gün gerçekten baba olarak
insanların karşısına çıkacak
kişilerin sayısı çok azdır.
Baba
olmak zordur. Hele babalık gerçekten
çok zordur. Günümüzde her şeyin
yokluklarla örüldüğü bir dünya da
evin babası olarak görev yapmak ise
gerçekten çok zordur. Tüm
babalarımızın bu haftaki babalar
gününü kutlar, acısız, hüzünü
olmayan; mutluluk dolu, özlediğiniz
gibi bir babalar günü geçirmenizi
dilerim.
Saygılarımla.
Akbük/14.06.2007
Hüseyin DURMUŞ