Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
    
  MAKALELER  
  SAMİYE SEZEN SAYIN  
 
 
                YÜREĞİME DÜŞEN KOR

             Yaşam yolculuğunda, kendimizi günlük olaylara   kaptırmışız . Yaşamı  canlı, renkli, inişli çıkışlı, kılan  bu galiba…Yoksa hayat çekilmez olurdu. Beklenmedik olaylara pek hazırlıklı değiliz; kapımızı çaldığında yıkılıyoruz.
            Telefondaki ses yüreğimi öylesine dağladı ki bedenimi yıktı geçti.. Nerdesin? Nerdesiin  Abla?... değişi, hıçkırıklara boğulan sesi, kulaklarımda yankılandı. Ses; çaresizliği, acıyı, tükenmişliği, yok oluşu, yüreğimin içine buz gibi akıtıyordu; donup kalmamak imkansızdı. Dudaklarından dökülen sözler acısını daha da  derinleştiriyordu. Eminim ki  hiç aklına getirmediği en son söylemek istediği sözcüklerdi  “Aydınımı, en değerli varlığımı kaybettim …Kalbim bu acıya dayanamıyor, bittim  ben” .. değişi, beynimde  fırtınalar kopardı ; o anda yüreğimin acısı, yüzüme vurdu…
              İnsanın yaşamında bazı objelerin, sayıların,  olumlu ya da olumsuz etkileri vardır. Bunlar,  deneme ya da yanılsama yoluyla belirginleşir.. Benim yaşamımda da Haziran ayı kara liste de …Oysa bu ayda dünyaya gözlerimi açmışım, hayat ayım olmuş . Sımsıcak bir ay, ama ateş gibi yakıyor. Ölümü ailede bu ayda tanıdım, bu ayda  trafik kazasını yaşadım, Nilgün’üm  bu ayda eşini  iş kazasında kaybetti. Nasıl kara listeye almayayım bu ayı?
            Telefonun ucundaki ses, canım gibi sevdiğim sonra da kızlarımdan biri olan   öğrencimdi. Altı sene önce evliliğe ilk adımlarını atmışlardı. Mutluydular… Arada bir  kara bulutlar dolaşsa da üzerlerinde  çabuk dağılırdı. Biliriz ki evliliklerde neşe kaynağı çocuktur. Aile büyüklerinin beklentileri gerçekleşmeyince, tatsızlıklar yüzlerine de yansırdı zaman zaman … Ama onlar güçlüydü. Bunun da üstesinden geleceklerdi. Nihayet on beş ay önce bu mutluluğu yaşadılar ve çevresindekilere de yaşattılar…Mutluluğu yakaladım, yaşanacak çok şey var  dediği anda en değerli varlığını kaybetmek çok acı veriyor çook.. Yaşamın baharında yüreğine bir od düşmesi reva mı?   Bu mutluluk 14 haziran 2006 tarihinde gölgelendi. Aydın,  beşinci  günün sonunda  yaşam mücadelesini kaybetti. O, Cürufun suyla temas etmesi sonucu  yanarak yaşamını yitiren talihsiz bir gençti. Gerçekten de talihsiz bir genç.. On beş dakika önce eşiyle telefonda konuşurlar .Konuşmaları uzar da uzar eşi, misafirleri olduğunu söyler, akşama gelince uzun uzun konuşuruz diyerek telefonu kapatır.Aydın, diğer bölümdeki arızaya giderken ölüme  yakalanır.
            Gülen yüzde hüznü görmek, ölümün soğukluğunu en derinden hissetmek, gelmemek üzere gideni uğurlamak, yaşamı öylesine  anlamsızlaştırıyor ki .
            Acılar paylaşıldıkça  azalır derler ya   ben de bu acıyı paylaşmazsam acı içimde dağ olacak… Belki bu güne kadar binlercesi yaşandı bundan sonra da  yaşanacak. İsterim ki bu tür olaylar film karelerinde kalsın…

            Karabük, 1937 den beri  ağır sanayinin medar-ı iftarı… Ağır sanayinin kalbinin attığı yer. Şimdilerde ise peş peşe gelen ölüm haberleri ile kalplerin durduğu, yüreklerin dağlandığı bedenlerin hüzne dönüştüğü yer olması, insana acı veriyor...

                                                        Samiye SEZEN SAYIN
                                                            BURSA - 26/06/06

 

 
 
     
     
   
 

    

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi