Yılların acımasızlığını yüzünde
okudum,
Yılların öfkesini hep
dudaklarında okudum,
Yılların intikamını hep
gözlerinde okudum,
Yılların yıkamadığı kişisin
dimdik ayakta!
Senin saçlarında kahrı okudum
yaşamın şimdi,
Senin teninde okudum yaşamın
şimdi,
Senin ellerinde okudum yaşamın
şimdi,
Yılların yıkamadığı kişisin
dimdik ayakta!
Saçlarının kızıllığı karanlığı
ışıldatan,
Gözlerinin parıltısı karanlığı
ışıldatan,
Düşüncenin şakıması karanlığı
aydınlatan,
Yılların yıkamadığı kişisin
dimdik ayakta!
Eğer inatla yaşama bağlanmaksa
şimdi isyan,
Eğer haksızlıklara da bağırmaksa
şimdi isyan,
Eğer kötülükleri bağışlamaksa
şimdi isyan,
Yılların yıkamadığı kişisin
dimdik ayakta!
Nasıl karşı gelmem, ezene şimdi
nasıl didinmem,
Nasıl hesap sormam, zalime şimdi
nasıl haykırmam,
Nasıl taşı kıpırdatmam, de şimdi
nasıl oynatmam,
Yılların yıkamadığı kişisin
dimdik ayakta!
Ağlayan hep ben mi olacağım
zulme bu dünyada,
Ağlayan hep ben mi olacağım aha
bu yaşamda,
Ağlayan hep ben mi olacağım
şimdi bu ortamda,
Yılların yıkamadığı kişisin
dimdik ayakta!
İnan, duy; şimdi isyanın
zamanıdır bu yaşamda,
İnan, dimdik haykırmanın
zamanıdır bu yaşamda, İnan,
artık dur demenin zamanıdır bu
yaşamada,
Yılların yıkamadığı kişisin
dimdik ayakta!
Der Hüseyin, yaşama isyan değil;
bak kahredene
Hakka değil; haksızlı elinde
ipotek edene,
Hakkını ara, adaletten ayrılma,
dur, elde ne?
Yılların yıkamadığı kişisin
dimdik ayakta!
İzmir.23.09.2004
Hüseyin DURMUŞ