Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
  Yunus Emre
Pir Sultan Abdal
Köroğlu
Erzurumlu Emrah
Dadaloğlu
Aşık Veysel
 
     MAKALELER                                          
   Dr. SAİT GÜNGÖR ELGİN  
 


EĞİTİMCİ
GÖZÜYLE


Dr. Sait Güngör ELGİN
Eğitim Bilim Uzmanı
SMS:0532-516 09 28
 

                      OYUMUZU NEREYE  VERECEĞİZ?

 

Bu seçimler diğerlerinden çok farklı olacak. Sonuçlarının da öyle olacağını sanıyorum. İlk oyumu 1957 yılında kullandım. O zamandan beri ne gazetelerden, ne radyodan bu seçimlerdeki kadar siyasetle ilgilendiğimi hatırlamıyorum. Tabii bundan Devlet Memuru olmanın etkisi olduğunu da belirtmek isterim. Bizim yetiştirenler, Allah kendilerinden razı olsun, kanunlara ve nizamlara pek çok saygılı yetiştirmişler. Memur siyaset yapamaz dediler, biz de siyasetten uzak kaldık. Biz diyorum, bizim nesil öyle. Şimdi ilgilenmemin sebebi artık devlet memuru değilim, emekliyim, bu yüzden mi? Diye düşünebilirsiniz. Ama ben 20 senedir emekliyim. Bu süre içerisinde bu güne kadar parti, siyaset, seçim beni çok fazla ilgilendirmedi. Biraz anarşi dönemi hariç. Allah o günleri tekrar göstermesin.

O halde şimdi ilgilenmemin sebebi ne? İşler çok mu kötüye gidiyor? Vatan tehlikede mi? Cumhuriyet tehlikede mi?

Cumhuriyet Mitingleri, Televizyonlar ve Cumhurbaşkanlığı Seçimi…Güneydoğu’da yeniden hortlayan terör, Avrupa Birliği ilişkileri, Kuzey Irak’ta meydana gelen olaylar, şimdiki Hükümetimizin olaylar karşısındaki  tavrı etkiledi. Milletvekilliğinin geçim vasıtası olarak görülmesi ve dokunulmazlık zırhına bürünmek isteyenlere cazip gelen bir meslek  haline getirilmesi, Meclis’in saygınlığının tartışılması, seçimlere ilginin azalması etkiledi.  Daha ne diyeyim ki? Güvenlik sorunları, kapkaççılık, soygunlar, vurgunlar etkiledi. Ulusal birliğimizi tehdit eden bölücü faaliyetler etkiledi. Daha ne olsun ki? Daha önceden söz verildiği halde; bu güne kadar iktidarı, muhalefeti ile hiçbir parti, ne seçim kanununda, ne siyasi partiler kanununda en küçük düzeltmeleri yapmadan, yüzlerce, binlerce kanun çıkarttıklarının ama sorunlara çözüm getirmedikleri gerçeğinin ortada çok açık ve net görünür hale gelmesi etkiledi.

Her şeyinizi kaybedebilirsiniz, ama kaybettiklerinizi yeniden kazanmak elinizdedir. Fakat ümidinizi kaybederseniz, kayıplarınızın hiç birini yeniden kazanamazsınız. Şükür ki ümidimizi halen koruyoruz. Hakimiyetin sahibi Millet bu gücünü Milletvekilleri vasıtasıyla kullanacağına göre Güç elimizde. Milletçe uygun olan vekiller seçtiğimiz takdirde işleri yoluna koyabilecek güce sahibiz. Bu gücümüzü de sonuna kadar kullanmalıyız. Oyumuzu çok dikkatli kullanarak, bize vekil olacak kişileri seçerken partilere çok güvenmemeliyiz. Çünkü onlar bile listelerine aldıkları vekil adayları hakkında çok sıhhatli bilgiye sahip olmayabiliyorlar. Bunun böyle olduğu şimdiye kadar ki uygulamalardan belli oldu. Bu gün hiçbir siyasi parti verdiği sözü yerine getirebileceğini kesin olarak inandırmaktan aciz. Milletin güvenini kaybettiler. Ama rejimin gereği olarak onlardan vazgeçemeyiz. Demokrasinin vazgeçilmez unsurları partiler, iktidar ve muhalefettir. Onlar bizim adımıza kararlar vermek, denetlemeler yapmak. Sorunlara çözümler  üretmek zorundadırlar.

Peki biz nasıl vekiller seçmeliyiz? Nitelikler hepimizce malum. O halde bu niteliklere uygun vekillerin hangi partilerin bünyesinde olduğunu nereden bileceğiz?

İşte benim bu konuda vatandaşlarıma önerim şöyle: Şimdi, önceki yıllarda sahip olmadığımız iki iletişim aracına sahibiz. Biri cep telefonu, diğeri bilgisayar. Bunlar vasıtasıyla birbirimizi uyaralım. İnternetten parti sitelerinde adayların öz geçmişlerini arayalım. Yoksa yazarak soralım. Unutmayalım ki bu araçlar bu iş için kullanılırsa, bu seçimde çok başarılı olamasak bile, bundan sonraki seçimler için partilerin istenen titizliği göstererek bizim güvenimizi yeniden kazanacaklarını düşünüyorum.

Atatürk neden büyüktür? Neden bu kadar sevilmiştir? Çünkü o diyor ki onuncu yıl nutkunda:

“Büyük Türk Milleti! On beş yıldan beri muvaffakiyet vadeden çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiç birinde senin güvenini sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım.” Diyor. Bu günkü siyasilerimiz de Atatürk gibi halkın sevgisini kazanmak istiyorlarsa bunu çok düşünsünler. Aynı sevgiyi kazanan hiçbir siyasi bunu sürdürememiştir. Nedenlerini siyasilerimiz araştırsınlar.

 
 

 
 
                                                                                                 Ana Sayfa  
     
   
 

    

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi