EĞİTİMCİ
GÖZÜYLE
Dr.
Sait Güngör ELGİN
Eğitim Bilim Uzmanı
SMS:0532-516 09 28
OYUMUZU
NEREYE VERECEĞİZ?
Bu
seçimler diğerlerinden çok farklı
olacak. Sonuçlarının da öyle
olacağını sanıyorum. İlk oyumu 1957
yılında kullandım. O zamandan beri
ne gazetelerden, ne radyodan bu
seçimlerdeki kadar siyasetle
ilgilendiğimi hatırlamıyorum. Tabii
bundan Devlet Memuru olmanın etkisi
olduğunu da belirtmek isterim. Bizim
yetiştirenler, Allah kendilerinden
razı olsun, kanunlara ve nizamlara
pek çok saygılı yetiştirmişler.
Memur siyaset yapamaz dediler, biz
de siyasetten uzak kaldık. Biz
diyorum, bizim nesil öyle. Şimdi
ilgilenmemin sebebi artık devlet
memuru değilim, emekliyim, bu yüzden
mi? Diye düşünebilirsiniz. Ama ben
20 senedir emekliyim. Bu süre
içerisinde bu güne kadar parti,
siyaset, seçim beni çok fazla
ilgilendirmedi. Biraz anarşi dönemi
hariç. Allah o günleri tekrar
göstermesin.
O halde şimdi ilgilenmemin sebebi
ne? İşler çok mu kötüye gidiyor?
Vatan tehlikede mi? Cumhuriyet
tehlikede mi?
Cumhuriyet Mitingleri, Televizyonlar
ve Cumhurbaşkanlığı
Seçimi…Güneydoğu’da yeniden
hortlayan terör, Avrupa Birliği
ilişkileri, Kuzey Irak’ta meydana
gelen olaylar, şimdiki Hükümetimizin
olaylar karşısındaki tavrı
etkiledi. Milletvekilliğinin geçim
vasıtası olarak görülmesi ve
dokunulmazlık zırhına bürünmek
isteyenlere cazip gelen bir meslek
haline getirilmesi, Meclis’in
saygınlığının tartışılması,
seçimlere ilginin azalması etkiledi.
Daha ne diyeyim ki? Güvenlik
sorunları, kapkaççılık, soygunlar,
vurgunlar etkiledi. Ulusal
birliğimizi tehdit eden bölücü
faaliyetler etkiledi. Daha ne olsun
ki? Daha önceden söz verildiği
halde; bu güne kadar iktidarı,
muhalefeti ile hiçbir parti, ne
seçim kanununda, ne siyasi partiler
kanununda en küçük düzeltmeleri
yapmadan, yüzlerce, binlerce kanun
çıkarttıklarının ama sorunlara çözüm
getirmedikleri gerçeğinin ortada çok
açık ve net görünür hale gelmesi
etkiledi.
Her
şeyinizi kaybedebilirsiniz, ama
kaybettiklerinizi yeniden kazanmak
elinizdedir. Fakat ümidinizi
kaybederseniz, kayıplarınızın hiç
birini yeniden kazanamazsınız. Şükür
ki ümidimizi halen koruyoruz.
Hakimiyetin sahibi Millet bu gücünü
Milletvekilleri vasıtasıyla
kullanacağına göre Güç elimizde.
Milletçe uygun olan vekiller
seçtiğimiz takdirde işleri yoluna
koyabilecek güce sahibiz. Bu
gücümüzü de sonuna kadar
kullanmalıyız. Oyumuzu çok dikkatli
kullanarak, bize vekil olacak
kişileri seçerken partilere çok
güvenmemeliyiz. Çünkü onlar bile
listelerine aldıkları vekil adayları
hakkında çok sıhhatli bilgiye sahip
olmayabiliyorlar. Bunun böyle olduğu
şimdiye kadar ki uygulamalardan
belli oldu. Bu gün hiçbir siyasi
parti verdiği sözü yerine
getirebileceğini kesin olarak
inandırmaktan aciz. Milletin
güvenini kaybettiler. Ama rejimin
gereği olarak onlardan vazgeçemeyiz.
Demokrasinin vazgeçilmez unsurları
partiler, iktidar ve muhalefettir.
Onlar bizim adımıza kararlar vermek,
denetlemeler yapmak. Sorunlara
çözümler üretmek zorundadırlar.
Peki
biz nasıl vekiller seçmeliyiz?
Nitelikler hepimizce malum. O halde
bu niteliklere uygun vekillerin
hangi partilerin bünyesinde olduğunu
nereden bileceğiz?
İşte
benim bu konuda vatandaşlarıma
önerim şöyle: Şimdi, önceki yıllarda
sahip olmadığımız iki iletişim
aracına sahibiz. Biri cep telefonu,
diğeri bilgisayar. Bunlar
vasıtasıyla birbirimizi uyaralım.
İnternetten parti sitelerinde
adayların öz geçmişlerini arayalım.
Yoksa yazarak soralım. Unutmayalım
ki bu araçlar bu iş için
kullanılırsa, bu seçimde çok
başarılı olamasak bile, bundan
sonraki seçimler için partilerin
istenen titizliği göstererek bizim
güvenimizi yeniden kazanacaklarını
düşünüyorum.
Atatürk neden büyüktür? Neden bu
kadar sevilmiştir? Çünkü o diyor ki
onuncu yıl nutkunda:
“Büyük Türk Milleti! On beş yıldan
beri muvaffakiyet vadeden çok
sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki, bu
sözlerimin hiç birinde senin
güvenini sarsacak bir isabetsizliğe
uğramadım.” Diyor. Bu günkü
siyasilerimiz de Atatürk gibi halkın
sevgisini kazanmak istiyorlarsa bunu
çok düşünsünler. Aynı sevgiyi
kazanan hiçbir siyasi bunu
sürdürememiştir. Nedenlerini
siyasilerimiz araştırsınlar.