|
Dr. Sait Güngör Elgin
Tel:0256-646 11 49
Cep:0532-516 09 28
e-mail-1:
elginorama@gmail.com
e-mail-2:gungor.elgin@hotmail.com
BAYRAK
KOŞUSU
Meğer ne anlamlı bir koşu imiş
bayrak koşusu. Hani uzun bir mesafenin koşulması ve
bir yerlere bayrak ulaştırılması için yapılır ya.
Koşucular belli aralıklarla yol boyunca bırakılır;
aralarındaki mesafe de bir koşucunun fazla
yorulmadan kat edeceği mesafe kadardır. Bayrak
koşucular tarafından elden ele ulaştırılır, en
uçtaki koşucu bayrağı sunulacak makama kadar
ulaştırır. 19 Mayıs’larda Samsun’dan yola çıkan
bayrak böyle gelir Cumhurbaşkanı’na sunulur, toprak
da öyle.
Bu hafta eski Aydın
Milletvekilimiz Sayın M. Kemal Yılmaz’dan bir mektup
aldım. 8 Aralıkta bana hitaben yazılmış mektup.
Benim Davutlar Ekspres’te çıkan “Öğretmenler Günü”
başlıklı yazımla ilgili.
Sayın Büyüğüm (85 yaşında)
mektubunda aynen şunları söylüyor: “Öğretmenler
günü konusunda ki yazınızı, Davutlar Ekspres
gazetesinde okudum. Sizi yürekten kutluyorum, size
teşekkür ediyorum.
Bu yazınızı çoğaltarak, o yöredeki tüm öğretmenlere
ulaştırmanızı önermek istedim. Bu yetmez, yazınızı
tüm halkımız, hiç olmazsa öğrencilerimizin
ana-babaları okumalılar. Bunun pek çok faydası
olacaktır.
Yazarın görevi yazmakla bitmez. Yazar, yazılarının
okunmasını sağlamakla görevlidir. Hele o yazar
öğretmense, onun için her yer bir okuldur. Tarlalar
okuldur, otobüsler okuldur, sokaklar okuldur, evler
okuldur.
Ankara’dan selamlarımı, en iyi dileklerimi,
sevgilerimi gönderiyorum meslektaşlarıma. Hepsine
sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum.
Yeni yazılarını bekliyorum.
Sevgi ve saygı ile.
M.Kemal Yılmaz”
Bu mektup beni nasıl
sevindirdi, duygulandırdı, yüreklendirdi anlatamam.
Kendimi bayrak yarışında koşan gençler gibi
hissettim. Bilim, kültür, özgürlük bayrağını taşıyan
bayrak koşucusu olarak.
Allah böyle büyüklerimizi
başımızdan eksik etmesin, onların gösterdiği yoldan
gitmemiz için bize akıl, fikir, irade nasip etsin ve
memleket, millet aşkından mahrum bırakmasın.
Özellikle ülkemiz üzerinde oyunların sıklaştırıldığı
şu son günlerde. Birlik ve beraberlikte buluşalım.
Gelin birlik olalım!
Geçmişte böyle sıkıntılarla
yaşamış Ata’mızın Büyük Nutuk’da anlattığı olayları
okuyup ibret alalım.
Büyük Nutuk her evde
bulunmalı. Bunun için para ödemeniz gerekmiyor. Bir
dostumdan öğrendiğime göre: Marmara Atatürk Düşünce
Derneği tarafından iki milyon adet bastırılmış;
0216- 365 18 81 numaralı telefonu arayarak adınızı,
soyadınızı ve adresinizi bildirirseniz, size
ücretsiz olarak gönderilecek. Okuyalım, okutalım,
ibret alalım.
Şimdi o Nutuk’ta yer alan bir
protesto’yu sizlerle paylaşmak istiyorum:
16/03/1920
Protesto
İstanbul’da İngiliz, Fransız, İtalyan Siyasi
Temsilcilerine, Amerikan Siyasi Temsilcisine, Bütün
Tarafsız Devlet Dışişleri Bakanlıklarına, Fransa,
İngiltere, İtalya Millet Meclislerine verilmek üzere
Antalya’da İtalyan Temsilciliğine
Milli bağımsızlığımızı temsil eden Meclis-i Meb’usan
da dahil olmak üzere İstanbul’da bütün resmi
daireler, İtilaf Devletleri’nin askeri kuvvetleri
tarafından resmen ve zorla işgal edilmiş ve Milli
dava uğrunda çalışan birçok vatansever kimsenin de
tutuklanmasına teşebbüs edilmiştir. Osmanlı
milletinin siyasi hakimiyet ve hürriyetine indirilen
bu son darbe, ne pahasına olursa olsun hayatını ve
varlığını savunmaya azmetmiş olan biz Osmanlılardan
çok, yirminci yüzyıl medeniyet ve insanlığının
kutsal saydığı bütün esaslara, hürriyet, milliyet,
vatan duyguları gibi bugünkü insan toplumlarının
emelinde yatan bütün ilkelere ve insanlığın bu
ilkeleri meydana getiren ortak vicdanına indirilmiş
demektir.
Biz, haklarımızı bağımsızlığımızı savunmak için
giriştiğimiz mücadelelerin kutsallığına ve hiçbir
kuvvetin bu milleti yaşama hakkından mahrum
edemeyeceğine inanıyoruz. Tarihin bugüne kadar
kaydetmediği bir suikast olan ve Wilson (Amerika
Birleşik Devletleri Başkanı) prensiplerine dayanan
bir Ateşkes Anlaşması’nın, milleti savunma
imkanlarından yoksun bırakmış olmasından doğan bir
hileye de dayanmış olması bakımından, ilgili
milletlerin şeref ve haysiyetleriyle de bağdaşmayan
bu hareketin ne demek olduğunun takdirini, resmi
Avrupa ve Amerika’nın değil, ilim, kültür ve
medeniyet Avrupa ve Amerika’sının vicdanına
bırakmakla yetinir ve bu olaydan doğacak büyük
tarihi sorumluluğa, son olarak bir kez daha dünyanın
dikkatini çekeriz. Davamızın haklılık ve kutsallığı,
bu güç zamanlarda, Tanrı’dan sonra en büyük
yardımcımızdır.
Anadolu ve Rumeli Müdafaa-ii Hukuk
Hey’et-i Temsiliyesi adına
Mustafa Kemal”
Wilson Prensip’leri nedir biliyor muyuz? İşte bugün
dayatılmak istenen her şey o prensiplerde var.
Millet uyan!...Televizyonlarında vur patlasın çal
oynasın, ıvır zıvır şeyleri bırak da biraz ciddi
işlere eğil. Tarih oku. Dostun kim, düşmanın kim
anla. |