| |
Vazgeçmek olmazdı
Maviye vurulmuştu.
Bazen bu mavi sevdası, sığmaz olurdu yüreğine, mavi
sözler dökmek isterdi kâğıda. O zaman kalbini alırdı
eline, kalbini yakan aşkı alırdı; beyazın üstüne
maviden izler bırakırdı. Beyaza siyah dokunmamıştı,
beyaz kirlenmemişti, beyaz maviyi beklemedeydi.
Maviye vurulmuştu.
Bir kere ileriye bakmıştı. İçindeki maviyi fark
etmişti bir kere. Vazgeçmek olmazdı, vazgeçmiyordu.
Bazen yoruluyordu bu sevdadan, bir parça maviyi hep
ruhunda taşımak zordu. Kaçıp gitmek vardı bu
sevdadan. Kaçmak, bütün renkleri siyaha bırakmak
demekti. Vazgeçmiyordu; trenler birbiri ardına
kalkıyor; maviye hasret, mavi sevdasında büyüyen
kalbler, her tren düdüğünde yanıyordu gidenler için.
Renkler gün geçerken siyaha dönmedeydi sanki,
korkuyordu.
Maviye vurulmuştu.
Maviye sevda umut istiyordu, elinde bir parça kor
istiyordu; ve bu sevda, koru sımsıkı tutmak demekti;
mavi, uğruna bütün renklerden bir damlacık olsun,
kurtulmak için yanmak demekti.
Maviye sevda, yanmak demekti.
Derleyen / NİS@N
|
|