Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
  Yunus Emre
Pir Sultan Abdal
Köroğlu
Erzurumlu Emrah
Dadaloğlu
Aşık Veysel
 
         MAKALELER                                                        Tüm  Yazıları
     Misafirlerimiz gelecek                        
 

           

           Baharı yaşayamadan yaz mevsimine girmek üzereyiz. Ülkemizin doğal güzellikleri yanı sıra ören yerleri nedeniyle dünyanın sayılı ülkelerinden olması bunun önemini bir kat daha arttırmaktadır. Toroslar-dan  Akdenize bakması da bir başka oluyor şu sıralar. Ülkemizin her köşesi ayrı bir güzellik içerisinde.  Doğuda kayak yapılırken Antalya başta olmak üzere kıyılarımızda deniz mevsimi açıldı bile. 15-22 Nisan 05 tarihleri arasında ise Turizm haftası kutlamaları yapılacak. Bu konuda Turizm ve Kültür bakanlığımız büyük bir hızla çalışmaları sürdürmektedir.
            5. Nisan. 2005 Salı günü İzmir “7. Konak Söyleşileri” ni izledim.  Kültür sanat etkinliklerine katkısını esirgemeyen İzmir Büyük Şehir Belediye Başkanı Sn. Aziz KOCAOĞLU  başta olmak üzere, bu tür etkin-liklere katkıda bulunan İzmir Konak Belediye başkanı Sn. Ali Muzaffer TUNÇAĞ’a teşekkür etmek isterim. Güzel bir söyleşiyi izledikten sonra doğrusu çok mutlu oldum. Başta söyleşiyi idare eden Nedim ATTİLA, konuşmacılardan Adil MÜFTÜOĞLU, Aykut YENİCE, Lina ESKİNAZİ ve Mehmet Şakir ÖRS olmak üzere herkese teşekkür etmek istiyorum. Teşkkür etmek istiyorum, çünkü o toplantıda bir anda 1975 li yıllara gittim  Mezarlık başında  gece otel katipliğini yaptığım o çok önemli Büyük Abdül kadir Paşa otelini anımsattılar bana. Mezarlık başında vakıfların bulunduğu o çengi havalarının yankıları kulaklarımda bir anda yankılanıverdi. Mezarlık-başından Kuşlu camiye doğru gidilen yolun sağında ve solunda bulunan o dükkanlardaki konuşmalar kulaklarımda çınladı sanki. Şimdi o güzelim yerde ihtiyaçtan yapılan ama bir beton yığını gibi Mezarlıkbaşının güzelli-ğini yok eden katlı otapark ise hala o güzellikleri belleğimden silemedi inanın.
             7. konak günlerinde misafirlere anlatılan konu İzmir mutfakları ve yemek kurallarıydı. Kemeraltı ve Anafartalar caddesi ile civarlarındaki yiyecek satan esnafın müşterilerine karşı olan ilgilerinden , olması gere-kenden bahsedildi. İzmir’in meşhur lokantacılarından, uzun yıllar bu esnaf birliklerinin başkanlığını yapan Adil MÜFTÜOĞLU’nun; ızgara çeşitleri, yemek çeşitleri, titizlik, nezaket ve görgü kurallarını tamamlayan tatlı çeşitleri insanların iştahını kabartan anılarından sonra benim en çok dikkatimi çeken iki olay vardı. Diğer konuşmacılardan Lokantacılar esnafları bşk. Aykut  YENİCE’nin söylediği önemli açıklama kabul edebileceğim sözleri ile, Yazar Lina ESKİNAZİ’nin  Türk mutfağı, Türk mutfaklarında gelenek ve görenekler doğrusu dikkat çekiciydi. Hele Mehmet Şakir ÖRS beyefendinin “Meyhaneler, aynen –AKŞAMSEFALARI - gibidir. Biliyorsunuz akşamsefaları akşam açarlar ve sabah güneş ile birlikte kapanırlar. Meyhanelerde böyledirler. Ayrıca meyhaneler memleketi kurtarma yeridir. Akşam olunca meyhanelerde yapılan sohbetler; hem memleketi kurtarmak için, hem de hükümet kurup hükümeti yıkma yeridir. Meyhanelerin edebiyatımızda bile ayrı yeri vardır.” Sözleri, dinleyenlere kısa bir nostalji yaşatmıştır sanırım. Her ne kadar benim 51 yıllık yaşamımda meyhane kültürüm yoksa da, meyhanelerin siyasetin ana kaynağı olduğunu bilmeyen yoktur. Veysel Çıkmazı’nın  anason kokulu yaşamı da İzmir için ayrı bir hava verir. Lina Hanımefendinin “ İspanyadan İzmir’e göç eden Yahudilerin yerleştikten sonra Türk mutfağına katkıları ile börek çeşidi olarak bir tek İzmir’de yapımı olan BOYOZ’un asıl isminin “Boy”,  “ Boyoz” un da çoğul anlamda kullanıldığını düşünür ve gevreğin birden fazla ismin olduğunu da söylersek; sabah kahvaltılarını süsleyen boyoz ile sıcacık gevreğin (Bazıyerlerde  gevreğe – kehke, simit, halka, son zamanlarda da memurlar arasında susamlı tavuk ta denilmektedir.) geçmişini ve yapılış özelliklerini de öğrenmiş oluyor insan.
               İki önemli konu var demiştim az önce. Birincisi Büyük Şehir Belediyesi destekli ve Lokantacılar Esnafının, eğer yanlış anlamadıysam Karşıyaka Yamanlarda bir okul açılacağını; bu okulda eğitim verileceğini söylediler. Doğrusu İzmir için güzel bir adım. Bu okulu bitirmeyen  Lokanta ve benzeri yiyeceklerin bulunduğu gıda üzerine işyeri açamayacağını, kendilerine ruhsat verilmeyeceğini, her önüne gelenin aylak kaldım bari bir lokanta açayım diyemeyeceğini burada duydum. Güzel bir gelişme olacağı inancındayım.

                İkinci önemli olan olay ise; İzmir’de haziran 2005 ayında Üniversite oyunlarının olması nedeniyle Esnaf birlikleri ile Konak Belediyesi ve Büyük Şehir belediyesinin ortaklaşa çalışarak oyunlara kadar esnafın eğitilmesi konusunda bazı çalışmaların yapılmaya başladığını duymak oldu. Gelecek misafirlere en iyi hizmeti sunmak ve sunarken de gelen misafirleri rahatsız edici çığırtkanca bağırışlarda, davetlerden esnafın kaçınması konusunda uyarıların yapılacağıdır. Bu durum da önemli bir gelişme bana göre. Hele bir de şimdi 15-22 nisan tarihleri arasında turizm  sezonunun da başladığını düşünürseniz, bu konunun ne kadar önemli olduğunu sanıyorum herkes anlayacaktır.
                İzmir’e misafirlerimiz geliyor. Nereden bakarsanız bakın 5000 kişi gelecek ve İzmir’de bir ay boyunca ağırlanacak. Bu sayı oyunlara bağlı olarak bir o kadar da artacak ve gelen misafirlerin barınma sorunları ortaya çıkacak. Sanırım organizasyon komitesi bu konuyu da yüzünün akıyla halledecek, başaracak ve ülkemize önemli bir puan kazandıracaktır. Burada sadece esnaf birliklerine, Büyük Şehir Belediyesi ile Konak beledi-yesine görev düşmüyor. İlk önce sokaktaki esnafa, sonra İzmir halkına görev düşmektedir. İzmir halkı olarak büyük şehir belediyesi, Konak belediyesi ve esnaf birliklerine elimizden gelen yardımı yapıp; bizlere yapılacak olan duyurulara mutlaka kulak vermeliyiz. Duyarlı olmak zorundayız. Bu oyunlar aynı zamanda bizler için , ülkemiz için önemli bir turizm geliri olacaktır. Ülkemizi tanıtmanın yapılacağı en iyi organizasyon olacaktır.
                Sonuç olarak şunu söylemek istiyorum. Bu organizasyon çok iyi olmalı. Söylenenler aynen uygulanmalı ve kesinlikle alınan kararlardan ne dönüş nede taviz verilmemeli. Çevre temizliğine dikkat edilmeli  ve bu konuda esnaf uyarılmalı. Kemaraltı ve çevresi ile turistlerin sıkça uğrayacağı yerlerde birer çöp bidonu veya benzeri araçların konulması sanıyorum önemlidir. Gelen misafirlerimiz ellerindeki atacakları çöpleri saatlerce ellerinde taşıyıp çöp kovası aramamalı. Bunu Avrupalılar yapıyor ama bir biz öğrenemedik. Biz öğrenemedik ve sanıyorum öğrenmek te istemiyoruz. Elimizdeki çöpü çöp sepetine atmayı  kendimize yediremiyoruz. Kemeraltı, Konak Meydanı ve diğer yerlerde geçerken insanların çöpleri yerlere nasıl attığını görmek mümkün. Gerçi Konak söyleşilerinde de beni ve benim gibi düşünen birkaç kişiyi üzen olayı  da söylemeden geçemeyeceğim.  7. Konak söyleşilerinde konuşma sonunda davetlilere ufak bir ikram vardı. Bu ikram sonunda tüketilen gıdaların konduğu malzemeler yanı başlarındaki çöp kovalarına değil yerlere atılmıştı. Doğrusu o güzel söyleşinin üzerine o olumsuz tablo beni ve bazı kişileri çok üzdü. Gelen misafirleri ağırlarken lütfen biraz daha dikkat edelim.
                  Lütfen dikkat, misafirlerimiz geliyor. Türk olarak misafir perver-liğimizi onlara gerçekten ve içten gelerek gösterelim. Bu ulusumuz için ; İzmirli ve İzmir halkı için en önemli sınav olacaktır. Bu sınavı başarı ile geçersek, başka organizasyonları da almamıza katkısı olacaktır.
  

                                                                           11.04.2005
                                                                       Hüseyin  DURMUŞ










                                                                        

                        
     
   
 

        

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi