Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
    
  MAKALELER  
  Dr. SAİT GÜNGÖR ELGİN  
 
 
                                                                                                Dr. ELGİN
                                                                                  Eğitim Bilim Uzmanı
                                                                              SMS:0532-516 09 28

İŞLEVSEL OKUR-YAZARLIK 

Geçen haftaki yazımda okulların açılması sebebiyle, okur-yazarlığın önemi üzerinde durmuştum. Bu yazımda da okur-yazarlığın  hangi düzeyde olursa ekonomi ve toplumsal gelişme üzerinde olumlu etkilerinin olduğundan söz etmek istiyorum.

Yapılan bir araştırmada okur-yazarlığın ekonomide % 44 oranında bir fark yarattığı bulunmuş. Yani okur-yazar olanların okur-yazar olmayanlara göre  ekonomiye katkılarının % 44 olduğunu açıklıyor.

Şüphesiz burada kastedilen ekonomik faydanın sağlanabilmesi, okur-yazarlık becerilerinin işe yarar işlerde kullanılması halinde geçerlidir. İşe yarar okur-yazarlık deyince; okur-yazarlığımızı işimizde, hayatımızda kullanılmasını kastediyoruz. Örneğin: İşimizle ilgili kaynakları okuyarak kendimizi yanlış iş yapmaktan koruyabilir;  malzemeden, zamandan, maliyetten ekonomi sağlayabilir kaliteyi ucuza maledebiliriz.. Bu, bizimle aynı işi, el yordamı ile yapan, yazılı kaynaklardan yararlanmayan  meslektaşlarımızla rekabet gücümüzü artırır. İşlerimizi daha bilinçli ve bilgili yapabildiğimiz oranda müşterilerimizin güvenini kazanır ve onlara daha ucuz ve kaliteli mal ve hizmet sunabilir, kendi müşteri hacmimizi giderek büyütebiliriz. 

Okuduğumuzu anlayabilmemiz için, belli bir hızda okuma becerisine sahip olmamız gerekir. Okuma hızı da ancak, sürekli olarak okuyarak geliştirilebilir. Okuldan sonra okuma-yazma becerilerini kullanmayanlar bu becerilerini geliştiremedikleri için giderek okuma-yazma hızlarını ve okuduklarını anlama becerilerini de kaybederler.

Her gün bir şeyler okuyarak okuma hızını artırmak isteyenler; çevrelerinde yeterli okunacak malzeme bulabilirler. Günlük gazeteler, haftalık gazete ve dergiler, kutsal kitabımızın meali, işimizle ilgili kitaplar, broşürler, tarih ve coğrafya ile ilgili kitaplar, hikaye ve romanlar ve bunlara benzer pek çok kaynak bizim ilgimizi beklemektedir. Bunları para ile alamadığımız durumlarda kütüphaneden sağlayabiliriz. Bizim okuyup yazdığımızı gören çocuklarımız da okuma-yazma becerilerini geliştirmek için bizi taklit ederler. “Oğlum-kızım ben okuyamadım, aman sen oku!” demekle çocukların okuma-yazmaya ilgi duyacakları düşünülmemelidir. Yapılan araştırmalar, ana-babası okumayan çocukların okul başarılarının düşük olduğunu göstermektedir. 

Son 25-30 yıl içerisinde bilgisayar teknolojisinin gelişmesi, yeni tür bir okur-yazarlığı gündeme getirmiştir. Artık bundan sonra “Bilgisayar okur-yazarlığı” ön plana çıkmaktadır. Doğru dürüst konuşamayan çocuklar bile bilgisayar başına geçip oyunlar oynamakta, biraz da büyükleri; internete girip tanıdıkları tanımadıkları insanlarla yazışabilmektedirler. Bizim onları kontrol altında tutmak için bu konuyla da ilgilenmemiz gerekiyor. Yaşımızı bahane edip bu gelişmelerden uzak durmamız yarınlarımız olan çocuklarımızı bekleyen tehlikelerden habersiz kalmamız doğru değildir kanaatindeyim. 

Bilgisayarla ilgili söylenecek pek çok şey var şüphesiz. Bu konuyu ileriki bir yazımızda ele almak dileği ile aydınlık günler dilerim.   

    

 

 
  ANA  SAYFA  
     
   
 

    

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi