|
Dr. ELGİN
Eğitim Bilim Uzmanı
SMS:0532-516 09 28
OKUYAN ÇOCUKLAR VE ANA
-BABALAR
Okuldan gelen çocuk annesini veya
büyüklerinden birini mutlaka evde bulmalı.
Anneler ve varsa büyükler, çocuklarının
okulla ilgili anlattığı şeyleri dinlemeli ve
bu konuşmalar tabii bir atmosfer içinde her
gün yapılmalıdır. Çocuklar okulla,
arkadaşları ile ilgili haberleri okula yeni
başladıkları zaman vermeye başlarlar. Eğer
ana-babalar bu anlatılanları dinlemez ve
daha önemli gördükleri günlük işleri ile
uğraşmaya koyulurlarsa, bir süre sonra artık
çocuk okulla ve arkadaşları ile ilgili
şeyleri anlatmamaya başlar ki bu çocuklarla
ana-babalar arasında sağlıksız bir iletişime
yol açar. Eğer çocuklar kendiliklerinden
okulda yaptıkları işlerle ilgili bilgi
vermiyorlarsa, ana-babalar bazı küçük
sorularla onları konuşturabilir ve okulda
çocuklarının nelerle karşılaştığını
öğrenebilirler. Bunun çocuğun okul
hayatındaki başarısı ile çok yakından ilgisi
vardır.
Eve gelen çocuğu güler yüzle karşılayan anne
ve büyüklerinin onun önüne küçük bir
kahvaltı sofrası koyması da gün boyu
yorulan, acıkan çocuk için iyi ve sıcak bir
ortamda yaşadığı hissini duymasına sebep
olur.
Okul kıyafetlerinden soyunan ve ev
kıyafetlerini giyen çocuğa hangi derslerden
ne gibi ödevleri olduğunu sormak suretiyle
ödevlerin unutulması veya onlara yeteri
kadar zaman ayrılması sağlanmış olur. Tabii
ödevlerini hangi kaynaklardan ve nasıl
hazırlayacağı öğretmeni tarafından ayrıntılı
olarak açıklanmıştır. Velinin görevi çocuğun
ödevini yapmak değil, yaptırmak ve ödevin
yapılması için gerekli kaynakları bulmasına
yardımcı olmaktır. Bu konuda neler yapması
gerektiğini, anne ve babalar sınıf öğretmeni
ile konuşarak yardım alabilirler.
Unutmamak gerekir ki çocukların başarıları,
anne-baba, öğretmen ve çocukların işbirliği
içerisinde çalıştıkları oranda yüksek
olacaktır.
Çocuğun ders kadar oyuna da ihtiyacı vardır
ama, önce ödevle ilgili planlama yapılmalı,
ödevinin aydınlıkta ve kütüphane ve bunun
gibi dış kaynaklardan yararlanılacak
kısımları gece karanlığına bırakılmamalıdır.
Ödev planlaması, kaynak bulunması işlerinden
sonra eğer vakit uygunsa çocuğun biraz
sokağa çıkıp arkadaşları ile oynamasına izin
verilmelidir. Bu iş de disiplinli ve belirli
bir süre içinde olmalıdır. Çocuğun geç
vakitlere kadar oyun oynaması yorgun
düşmesine ve gece yapacağı ödevleri
yapamadan uyumalarına neden olabilir.
Çocuğa ayrı bir çalışma odası verilmesi,
onun çalışmalarını daha ciddi yapmasına
yardımcı olacağı gibi kendisine değer
verildiğinin de bir göstergesidir. Ayrı bir
çalışma odasının olması mümkün değilse bile
bir çalışma köşesi ve masası, sandalyesi
olmalıdır. Kitaplarını, defterlerini
koyabileceği raflar veya kitaplık gibi
yerler veya dolaplar, ona eşyasını koruma ve
kullanmada daha sorumlu olma hissi verir.
Geceleri çocukların aileleri ile birlikte
dizi veya film izlemeleri uygun değildir.
Cumartesi ve Pazar günleri buna izin
verilebilir. Ancak bu; ödevlerini yaptığı
takdirde bir ödül olarak verilmeli, ceza
olarak da kaldırılmalıdır. Çocuklar için
zararlı olduğu işaretlenen haberler,
filmler, reklamlar çocuklara
izlettirilmemeli, gerekirse aileler de
kendileri böyle durumlarda çocuklarını
engelleyemeyeceklerini düşünürlerse
kendileri de bakmaktan vazgeçmeliler.
Çocukların misafirlerin yanında uzun zaman
kalmaları sakıncalıdır. Duymaları gerekmeyen
şeyleri işitebilirler ve bunun düzeltilmesi
hiç kolay olmaz. Bu bakımdan çocuklarının
çalışması için ayrı odası olmayan aileler
hafta içinde gece misafiri kabul
etmemeliler.
Çalışırken uykusu gelen çocuğun eğer henüz
ödevi bitmemişse; meyve, çörek, börek, süt,
ıhlamur gibi yiyecek ve içecekler ikram
ederek uykularının biraz gecikmesi
sağlanabilir. Çocuğun mutlaka 7-8 saat
uyması sağlanmalı, uyumasını sağlayacak
türden hazırlıklarla bu konu alışkanlık
haline getirilmelidir. Yatmadan önce el-ayak
yıkamak, diş fırçalamak, bir bardak ılık su
veya süt içmek alışkanlıkları uykuya
hazırlayıcı etkenlerdir. Yattığı zaman
okuması kolay bir hikaye veya masal türü bir
kitaptan birkaç sayfa okuması alışkanlığı da
hem ömür boyu çocuğu yatmadan önce okuma
alışkanlığı kazanmasına yardımcı olur, hem
de uykuyu davet eder.
Ana-baba ve aile büyüğü olmak sorumluluk
isteyen bir iştir. Unutmayalım ki,
çocuklarımıza bırakacağımız en iyi miras
onlara vereceğimiz eğitimdir.
Bu öneriler, ailemizin kendi dört çocuğumuza
uyguladığımız kurallardır. Çocuklarımızın
hepsinin de yüksek tahsil yapmış olmaları,
önerilerimin ne denli faydalı olduğunun
delilidir.
Ana-babalara, aile büyüklerine ve
çocuklarımıza başarılı bir öğretim yılı
geçirmelerini dilerim.
|