Ana Sayfa

 
 

Edebiyat

 
 

Öyküler

 
 

Makaleler

 
 

Şiirler

 
 

Tiyatro

 
 

Hakkımızda

 
 

İletişim

 
     
  Hidayet Karakuş
Nazan Duman
Kübra DurmuşGülçin Can
Hüseyin Durmuş
Emrah Buran
 
 

 
   
     
 

YAZILARINIZI
BEKLİYORUZ





kafiyenet okurlarının siteye katkılarını bekliyoruz.
Yazılarınızı iletin, yayınlansın.
Şimdiden katkılarınız için teşekkür ederiz.

İletişim adresi olarak
yazi@kafiye.net
adresini kullanabilirsiniz.

 
     
     
    
  MAKALELER  
  Dr. SAİT GÜNGÖR ELGİN  
 
 

Dr. ELGİN
Eğitim Bilim Uzmanı
SMS:0532-516 09 28

        OKUYAN ÇOCUKLAR VE ANA -BABALAR

Okuldan gelen çocuk annesini veya büyüklerinden birini mutlaka evde bulmalı. Anneler ve varsa büyükler, çocuklarının okulla ilgili anlattığı şeyleri dinlemeli ve bu konuşmalar tabii bir atmosfer içinde her gün yapılmalıdır. Çocuklar okulla, arkadaşları ile ilgili haberleri okula yeni başladıkları zaman vermeye başlarlar. Eğer ana-babalar bu anlatılanları dinlemez ve daha önemli gördükleri günlük işleri ile uğraşmaya koyulurlarsa, bir süre sonra artık çocuk okulla ve arkadaşları ile ilgili şeyleri anlatmamaya başlar ki bu çocuklarla ana-babalar arasında sağlıksız bir iletişime yol açar. Eğer çocuklar kendiliklerinden okulda yaptıkları işlerle ilgili bilgi vermiyorlarsa, ana-babalar bazı küçük sorularla onları konuşturabilir ve okulda çocuklarının nelerle karşılaştığını öğrenebilirler. Bunun çocuğun okul hayatındaki başarısı ile çok yakından ilgisi vardır.

Eve gelen çocuğu güler yüzle karşılayan anne ve büyüklerinin onun önüne küçük bir kahvaltı sofrası koyması da gün boyu yorulan, acıkan çocuk için iyi ve sıcak bir ortamda yaşadığı hissini duymasına sebep olur.

Okul kıyafetlerinden soyunan ve ev kıyafetlerini giyen çocuğa hangi derslerden ne gibi ödevleri olduğunu sormak suretiyle ödevlerin unutulması veya onlara yeteri kadar zaman ayrılması sağlanmış olur. Tabii ödevlerini hangi kaynaklardan ve nasıl hazırlayacağı öğretmeni tarafından ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Velinin görevi çocuğun ödevini yapmak değil, yaptırmak ve ödevin yapılması için gerekli kaynakları bulmasına yardımcı olmaktır. Bu konuda neler yapması gerektiğini, anne ve babalar sınıf öğretmeni ile konuşarak yardım alabilirler. 

Unutmamak gerekir ki çocukların başarıları, anne-baba, öğretmen ve çocukların işbirliği içerisinde çalıştıkları oranda yüksek olacaktır.

Çocuğun ders kadar oyuna da ihtiyacı vardır ama, önce ödevle ilgili planlama yapılmalı, ödevinin aydınlıkta ve kütüphane ve bunun gibi dış kaynaklardan yararlanılacak kısımları gece karanlığına bırakılmamalıdır. Ödev planlaması, kaynak bulunması işlerinden sonra eğer vakit uygunsa çocuğun biraz sokağa çıkıp arkadaşları ile oynamasına izin verilmelidir. Bu iş de disiplinli ve belirli bir süre içinde olmalıdır. Çocuğun geç vakitlere kadar oyun oynaması yorgun düşmesine ve gece yapacağı ödevleri yapamadan uyumalarına neden olabilir.

Çocuğa ayrı bir çalışma odası verilmesi, onun çalışmalarını daha ciddi yapmasına yardımcı olacağı gibi kendisine değer verildiğinin de bir göstergesidir. Ayrı bir çalışma odasının olması mümkün değilse bile bir çalışma köşesi ve masası, sandalyesi olmalıdır. Kitaplarını, defterlerini koyabileceği raflar veya kitaplık gibi yerler veya dolaplar, ona eşyasını koruma ve kullanmada daha sorumlu olma hissi verir.

Geceleri çocukların aileleri ile birlikte dizi veya film izlemeleri uygun değildir. Cumartesi ve Pazar günleri buna izin verilebilir. Ancak bu; ödevlerini yaptığı takdirde bir ödül olarak verilmeli, ceza olarak da kaldırılmalıdır. Çocuklar için zararlı olduğu işaretlenen haberler, filmler, reklamlar çocuklara izlettirilmemeli, gerekirse aileler de kendileri böyle durumlarda çocuklarını engelleyemeyeceklerini düşünürlerse kendileri de bakmaktan vazgeçmeliler. 

Çocukların misafirlerin yanında uzun zaman kalmaları sakıncalıdır. Duymaları gerekmeyen şeyleri işitebilirler ve bunun düzeltilmesi hiç kolay olmaz. Bu bakımdan çocuklarının çalışması için ayrı odası olmayan aileler hafta içinde gece misafiri kabul etmemeliler.

Çalışırken uykusu gelen çocuğun eğer henüz ödevi bitmemişse; meyve, çörek, börek, süt, ıhlamur gibi yiyecek ve içecekler ikram ederek uykularının biraz gecikmesi sağlanabilir. Çocuğun mutlaka 7-8 saat uyması sağlanmalı, uyumasını sağlayacak türden hazırlıklarla bu konu alışkanlık haline getirilmelidir. Yatmadan önce el-ayak yıkamak, diş fırçalamak, bir bardak ılık su veya süt içmek alışkanlıkları uykuya hazırlayıcı etkenlerdir. Yattığı zaman okuması kolay bir hikaye veya masal türü bir kitaptan birkaç sayfa okuması alışkanlığı da hem ömür boyu çocuğu yatmadan önce okuma alışkanlığı kazanmasına yardımcı olur, hem de uykuyu davet eder.

Ana-baba ve aile büyüğü olmak sorumluluk isteyen bir iştir. Unutmayalım ki, çocuklarımıza bırakacağımız en iyi miras onlara vereceğimiz  eğitimdir.

Bu öneriler, ailemizin kendi dört çocuğumuza uyguladığımız kurallardır. Çocuklarımızın hepsinin de yüksek tahsil yapmış olmaları, önerilerimin ne denli faydalı olduğunun delilidir.

Ana-babalara, aile büyüklerine ve  çocuklarımıza başarılı bir öğretim yılı geçirmelerini dilerim.
      

 
  ANA  SAYFA  
     
   
 

    

 
     
 

 
     
     
 

 
   Günlük Özgürlük  
 

 
     
  Dr Tuncay Filiz
Milli Eğitim Baka.Çanakkale
Kültür ve Turizm
İzmir Belediyesi
Konak Belediyesi