|
|
| |
MAKALELER |
|
| |
FAHRİYE HAMZAÇEBİ |
|
| |
VARLIĞIN DUAM OLSUN
Yokluğuna ödül
olarak cennette
sensiz
yaşamaktansa,
cehennemin
avuçlarında
yanayım. Kar
yangını
gecelerin en dar
vaktinde seni
düşünürüm
yüreğimde. Sevda
da hep bahar
mevsimi
olmalıydı diye.
Hüznün göğsünde
acıyı demleyip,
gökyüzünü ıslak
düşlerimizle
yamamalı terzi
inceliğinde.
İmkansızlığın
toprağına
sımsıkı tutunan
çınarlar gibi,
umuda gülen
kökleri
olmalıydı.
Yalancı
baharlara
sarılıp aynı
tomurcuğun nemli
dudaklarında
yaşamalı aşkın
tutsaklığını.
Dolunay da,
oturmuş iki
kadeh
parlatıyorken
eriyen iki güneş
tanesi gibi
serilmeli
yerlere.
Alabildiğince
sarhoş
olup,dökmeli
içimizi,gelmişi,
geçmişi karanlık
denizlere.
Gençlikten
başlamalı önce,
hayatın
baharından dem
vurmalı.
Anlatıyordu,
sevmişti
vaktiyle dinlerken
bakakalıyordu
öylece,
yaşanmışlıklarda
seni
görürcesine.
Devirdim
kirpiklerimi
uzun hummalı
gecelere,
geçmişe, düşlere
daldım sessizce.
Yaşlar sicim
gibi yanaklardan
süzülüp
gitti, sildi
onları mendille.
Başını daya
omzuma destek
olur sana dedi
usulca.Uzun uzun
oturdular
rıhtımda. Gece
epey ilerlemiş
sarhoş olmuştu
ikiside. Ayağa
kalkıp
tutundular
birbirine,
sendelediler
ama yıkılmadılar
yinede.
Senli
sessizliğinin
içinde
yokluğunun
kıvılcımlarında
kuruttu ıslak
kirpiklerini.
Sıcak nefesini
üşüyen teninin
üzerine örtüp
avuçlarına
sığındı
çaresizce. Yanan
ışıkları söndür
gülüşleri ört
üzerimize.
F.HAMZAÇEBİ
|
|
|
|
|
| |
ANA SAYFA |
|
|
|
|