|
ANASIZ HAYAT BİR AVUÇ
TOPRAKTIR
Bir gece
ağlayarak uyandım uykumdan. Çok ağladım o
gece. Çünkü rüyamda anamı gördüm. Onu
görünce çok sevindim. Ama rüyamda bir den
kaybedince onu, anamı kaybettiğim gün aklıma
geldi. Ekmeğin taş, suyun zehir, o gün ise
zindan oldu. İşte o gün nefret ettim
hayattan. Bir yandan da çok korktum. Çünkü
bir gün eğer hayatta yalnız kalırsam, anamın
yanında bir yer kazıp içine yatacağım.
Kendimi bu zalim topraklara teslim edeceğim
diye düşünüp durdum. Bir yandan düşünüyor,
bir yandan da hıçkırarak ağlıyordum.
Sabah oldu. Kalktım. Biraz odanın
içerisinde kendime gelmeyi bekledim. Daha
sonra çıktım. Babam kalkmış, kahvaltıyı
hazırlamıştı. Kahvaltıda; yarım ekmek,
kırılmış zeytin, tavada pişirilmiş yumurta
ve bir bardak çay vardı. Kahvaltımı yapıp
okula gittim. Laf aramızda babam yumurta
yapmayı bilmezdi, yumurtayı hep yakardı. Ben
de sabahları doydum diye yalan söyler okula
giderdim. Cebimde karnımı doyuracak bir
simit parası bile yoktu. Akşamüzeri okuldan
eve dönünce babam önlüğümü ve çoraplarımı
beraber yıkardı. Ertesi gün okula gidince
arkadaşlarımın çorapları beyaz benimkileri
ise değişik iki renkli çorap vardı. Her gün
ağlardım. “ Baba” derdim. Niye
arkadaşlarımın çorapları beyaz, benim
çoraplarım iki renkli diye sorardım. Babam
bunu duyunca çok üzülürdü. Bana; “Kızım,
bizim makinemiz yok ki. Renklileri ve
beyazları ayrı suda yıkayayım. Ben hepsini
de aynı suda yıkıyorum. Bu nedenle
seninkileri renkli oluyor.” Derdi. Ben de
anlamazdım.
Sonraki okula gittiğimde, öğretmen
anne ile ilgili bir şiir yazmamızı istedi.
Ben hiç annemi görmediğim için yazamadım.
Ağlayarak eve geldim. Bu durumu babama
anlattım. Babam çok üzülmüştü ama belli
etmedi. Bana sadece; “ Kızım, ben şiirden
anlamam.” Dedi. Ben ertesi gün okula
gitmemek için baba hastalandığımı söyledim.
Çünkü hiçbir şey yazamamıştım. Okula
gitmedim. Kendimi odama kattım ve akşama
kadar ağladım durdum. Şiirimi de
yazamamıştım.
Naciye
Aslan
Vali
Kadir Uysal İlköğretim Okulu
8/B 23
|